31 Aralık 2017 Pazar
29 Aralık 2017 Cuma
Pislikten uzak durun!
Kainatın Efendisi Rahman'ın adıyla.
5-91: Şeytan, hamr ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak;
sizi Allah’ın öğütlerini dinlemekten ve salâttan uzaklaştırmak
ister. O halde bunlardan vazgeçmeyecek misiniz?
5-91: Şeytan, hamr ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak;
sizi Allah’ın öğütlerini dinlemekten ve salâttan uzaklaştırmak
ister. O halde bunlardan vazgeçmeyecek misiniz?
27 Aralık 2017 Çarşamba
25 Aralık 2017 Pazartesi
5- Sofra Düzeni Suresi (Maide) 116-117-118.
Kerim Kur'an
5- Sofra Düzeni Suresi (Maide) 116-117-118.
Kainatın Tek Efendisi Rahman'ın İsmi'yle.
►Allah: “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, Allah’tan başka beni
ve annemi iki ilah edinin diye sen mi söyledin?” buyurduğunda,
“Sen yücesin.” dedi. “Gerçek olmayan bir şeyi söylemek
haddim değil. Ben onu söyleseydim, Sen onu bilirdin. Nefsimde
olanı bilirsin, ben ise Sen’in zatında olanı bilmem. Sen,
gaipleri eksiksiz bilensin.”
-
“Onlara, bana emrettiklerinden başkasını söylemedim. Benim
ve sizin Rabb’iniz olan Allaha kulluk edin dedim. Ben
içlerinde olduğum sürece onlara gözetleyiciydim. Fakat beni
vefat ettirince onların üzerinde gözetleyici yalnızca Sen oldun.
Ve Sen, Her Şeye Tanıksın.”.
(**)Ayetten de anlaşılacağı gibi İsa Nebi’nin de her insan gibi vefat ettiği açıkça görülmektedir.
-
Eğer onlara azap edersen onlar Sen’in kullarındır. Ve eğer onları
bağışlarsan, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren
Sen’sin.”
--
In the name of ALLAH:
And behold! Allah will say: "O Jesus the son of Mary! Didst thou say unto men, take me and my mother for two gods beside Allah.?" He will say: "Glory to Thee! never could I say what I had no right (to say). Had I said such a thing, Thou wouldst indeed have known it. Thou knowest what is in my heart, Thou I know not what is in Thine. For Thou knowest in full all that is hidden.
"Never said I to them aught except what Thou didst command me to say, to wit, 'Worship Allah, my Lord and your Lord'; and I was a witness over them whilst I dwelt amongst them; when Thou didst take me up Thou wast the Watcher over them, and Thou art a witness to all things.
"If Thou dost punish them, they are Thy servant: If Thou dost forgive them, Thou art the Exalted in power, the Wise."
HOLY QUR’AN - 5/116-117-118.
-
#Allah #kuran #islam #ayet #ayetler #hadis #hadisler #sure #sureler #dua #oku #god #religion #jesus #christian #petrus #pavlus #christmas #church #holybible #bible #bibleverse #holyquran #holytorah #hzisa #hristiyan #kilise #incil #incilayetleri #noel
5- Sofra Düzeni Suresi (Maide) 116-117-118.
Kainatın Tek Efendisi Rahman'ın İsmi'yle.
►Allah: “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, Allah’tan başka beni
ve annemi iki ilah edinin diye sen mi söyledin?” buyurduğunda,
“Sen yücesin.” dedi. “Gerçek olmayan bir şeyi söylemek
haddim değil. Ben onu söyleseydim, Sen onu bilirdin. Nefsimde
olanı bilirsin, ben ise Sen’in zatında olanı bilmem. Sen,
gaipleri eksiksiz bilensin.”
-
“Onlara, bana emrettiklerinden başkasını söylemedim. Benim
ve sizin Rabb’iniz olan Allaha kulluk edin dedim. Ben
içlerinde olduğum sürece onlara gözetleyiciydim. Fakat beni
vefat ettirince onların üzerinde gözetleyici yalnızca Sen oldun.
Ve Sen, Her Şeye Tanıksın.”.
(**)Ayetten de anlaşılacağı gibi İsa Nebi’nin de her insan gibi vefat ettiği açıkça görülmektedir.
-
Eğer onlara azap edersen onlar Sen’in kullarındır. Ve eğer onları
bağışlarsan, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren
Sen’sin.”
--
In the name of ALLAH:
And behold! Allah will say: "O Jesus the son of Mary! Didst thou say unto men, take me and my mother for two gods beside Allah.?" He will say: "Glory to Thee! never could I say what I had no right (to say). Had I said such a thing, Thou wouldst indeed have known it. Thou knowest what is in my heart, Thou I know not what is in Thine. For Thou knowest in full all that is hidden.
"Never said I to them aught except what Thou didst command me to say, to wit, 'Worship Allah, my Lord and your Lord'; and I was a witness over them whilst I dwelt amongst them; when Thou didst take me up Thou wast the Watcher over them, and Thou art a witness to all things.
"If Thou dost punish them, they are Thy servant: If Thou dost forgive them, Thou art the Exalted in power, the Wise."
HOLY QUR’AN - 5/116-117-118.
-
#Allah #kuran #islam #ayet #ayetler #hadis #hadisler #sure #sureler #dua #oku #god #religion #jesus #christian #petrus #pavlus #christmas #church #holybible #bible #bibleverse #holyquran #holytorah #hzisa #hristiyan #kilise #incil #incilayetleri #noel
22 Aralık 2017 Cuma
20 Aralık 2017 Çarşamba
72- Cin Suresi 20.
Kerim Kuran - 72-Cin-20
El açılıp dua edilecek Tek Veli, din adına vahyinden başka tüm kaynakları reddetmemizi emreden, bize doğruyu öğreten Rahim olan Rahman'ın adıyla.
•De ki: "Ben ancak Rabbime dua ediyorum ve O'na hiç kimseyi ortak koşmuyorum."
El açılıp dua edilecek Tek Veli, din adına vahyinden başka tüm kaynakları reddetmemizi emreden, bize doğruyu öğreten Rahim olan Rahman'ın adıyla.
•De ki: "Ben ancak Rabbime dua ediyorum ve O'na hiç kimseyi ortak koşmuyorum."
18 Aralık 2017 Pazartesi
14- İbrahim Suresi 24-27.
14-İbrahim 24-27.
El açılıp dua edilecek Tek Veli, din adına vahyinden başka tüm kaynakları reddetmemizi emreden, bize doğruyu öğreten Rahim olan Rahman'ın adıyla.
•Allah'ın nasıl örnek verdiğini görmüyor musunuz?
İyi bir söz; kökü sağlam, dalları göğe doğru uzanan güzel bir ağaca benzer.
•Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. İnsanlar düşünsünler diye Allah onlara örnek veriyor.
•Kötü bir sözün benzeri de yerden koparılmış, kökü olmayan bir ağaç gibidir.
•Allah, iman edernleri dünya hayatında ve ahirette sabit bir söz üzerinde tutar; zalimleri sapıklıkta bırakır. Allah ne dilerse yapar.
-Elbette Allah doğru söyler.
-----------------------------------
Qur'an - Abraham 24-27
•Seest thou not how Allah sets forth a parable? - A goodly Word like a goodly tree, whose root is firmly fixed, and its branches (reach) to the heavens,-
•It brings forth its fruit at all times, by the leave of its Lord. So Allah sets forth parables for men, in order that they may receive admonition.
•And the parable of an evil Word is that of an evil tree: It is torn up by the root from the surface of the earth: it has no stability.
•Allah will establish in strength those who believe, with the Word that stands firm, in this world and in the Hereafter; but Allah will leave, to stray, those who do wrong: Allah doeth what He willeth.
El açılıp dua edilecek Tek Veli, din adına vahyinden başka tüm kaynakları reddetmemizi emreden, bize doğruyu öğreten Rahim olan Rahman'ın adıyla.
•Allah'ın nasıl örnek verdiğini görmüyor musunuz?
İyi bir söz; kökü sağlam, dalları göğe doğru uzanan güzel bir ağaca benzer.
•Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. İnsanlar düşünsünler diye Allah onlara örnek veriyor.
•Kötü bir sözün benzeri de yerden koparılmış, kökü olmayan bir ağaç gibidir.
•Allah, iman edernleri dünya hayatında ve ahirette sabit bir söz üzerinde tutar; zalimleri sapıklıkta bırakır. Allah ne dilerse yapar.
-Elbette Allah doğru söyler.
-----------------------------------
Qur'an - Abraham 24-27
•Seest thou not how Allah sets forth a parable? - A goodly Word like a goodly tree, whose root is firmly fixed, and its branches (reach) to the heavens,-
•It brings forth its fruit at all times, by the leave of its Lord. So Allah sets forth parables for men, in order that they may receive admonition.
•And the parable of an evil Word is that of an evil tree: It is torn up by the root from the surface of the earth: it has no stability.
•Allah will establish in strength those who believe, with the Word that stands firm, in this world and in the Hereafter; but Allah will leave, to stray, those who do wrong: Allah doeth what He willeth.
17 Aralık 2017 Pazar
Şebi Arus'un İslam'la ilgisi yoktur.
Kerim Kur'an
39-Topluluklar Suresi (Zümer) 3.
-El açılıp dua edilecek; kainatın Tek Efendisi, herşeyi yaratan ve hükmüne kimseyi ortak etmeyen alemlerin ve din gününün tek Hakimi, bütün varlıkların yalnızca O'na muhtac olduğu ve yalnızca O'ndan yardım isteyebileceği, O'na imanımız ve yönelişimizde hiç bir aracıyı düşünmememizi emreden, din adına vahyinden başka tüm kaynakları reddetmemizi buyuran, herşeyin üstünde Yüce Bilge, merhameti geniş, azabı çetin olan, Allah'ın adıyla.
►İyi bil ki; Allah'ın dini saftır. Onlar ki içlerinden danışman evliya edinenler; "Onlara olan kulluğumuz: Sadece iyice yakınlaşıp Allah'la karışmak içindir."
Allah, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verecektir.
Allah, yalancı ve inkarcı kimseye yol göstermez.
-
Kerim Kur'an - Hud 20.
El açılıp dua edilecek; kainatın Tek Efendisi, herşeyi yaratan ve hükmüne kimseyi ortak etmeyen alemlerin ve din gününün tek Hakimi, bütün varlıkların yalnızca O'na muhtac olduğu ve yalnızca O'ndan yardım isteyebileceği, O'na imanımız ve yönelişimizde hiç bir aracıyı düşünmememizi emreden, din adına vahyinden başka tüm kaynakları reddetmemizi buyuran, herşeyin üstünde Yüce Bilge, merhameti geniş, azabı çetin olan, Allah'ın adıyla.
►Bunlar yeryüzünde asla mucize oluşturamazlar.
Ne oldu size!?
Allah'ın altında danıştığınız evliya, çarptırdığımız azabı işitmeye bile güç yetiremediler. Ve onlara ne olduklarını göstereceğiz.
-Elbette Allah, doğru söyler.
15 Aralık 2017 Cuma
Hayırlı Cuma'lar
Selam üzerinize.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
13 Aralık 2017 Çarşamba
2- Sığır Suresi 115-142/145. ve Kubbet-üs-Sahra
Kainatın Tek Efendisi Er Rahman, Her Şeyi Gözeten ve Yaptıklarından Haberdar olan El Müheymin, İsyankarların Cezasını Veren El Müntekım, Azamet Sahibi El Cebbar, Her Türlü Kutsama ve Takdise Layık Olan EL Kuddüs'ün adıyla.
►Doğu da Allah’ındır, batı da. Nereye yönelirseniz yönelin, Allah’ın yönü orasıdır.
Kuşkusuz, Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan’dır, Her Şeyi Bilen’dir. (Kur’an 2-115)
İnsanlardan kimi akılsızlar şöyle diyecekler:
“Bunları, yöneldikleri kıbleden çeviren nedir ki!”
De ki: “Doğu da Allah’ındır, batı da! O, doğru tercihte bulunanı doğru bir yola yöneltir.”
Böylece insanlara şahit olmanız, Nebi’nin de size şahit olması için sizi orta bir ümmet kıldık.
Yönelmekte olduğun istikameti, sırf Elçimize uyanla, ona sırt çevireni bilelim diye yaptık.
Bu, Allah’ın doğru yolda olduğunu onayladıklarından başkasına ağır gelir.
Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir. İnsanlara pek şefkatli ve iyiliği bol olan Allah'tır."
Yüzünü semaya çevirip durduğunu görüyoruz. Seni hoşnut olacağın yöne/kıbleye çeviriyoruz.
Yüzünü Mescid-i Haram istikametine çevir. Nerede bulunursanız bulunun yönünüz o yönde olsun.
Kitap ehli, bunun Rab’lerinden gelen bir hak olduğunu çok iyi bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.
Muhakkak ki Kitap verilenlere hangi âyeti getirirsen getir,
yine de onlar senin kıblene uymazlar. Sen de onların yönüne
uyacak değilsin. Onlar, birbirlerinin kıblesine de uymazlar.
Eğer, sana verilen bunca ilimden sonra, onların arzularına
uyarsan, o zaman zalimlerden olursun.
(Kur’an 2-142-143-144-145)
►Doğu da Allah’ındır, batı da. Nereye yönelirseniz yönelin, Allah’ın yönü orasıdır.
Kuşkusuz, Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan’dır, Her Şeyi Bilen’dir. (Kur’an 2-115)
İnsanlardan kimi akılsızlar şöyle diyecekler:
“Bunları, yöneldikleri kıbleden çeviren nedir ki!”
De ki: “Doğu da Allah’ındır, batı da! O, doğru tercihte bulunanı doğru bir yola yöneltir.”
Böylece insanlara şahit olmanız, Nebi’nin de size şahit olması için sizi orta bir ümmet kıldık.
Yönelmekte olduğun istikameti, sırf Elçimize uyanla, ona sırt çevireni bilelim diye yaptık.
Bu, Allah’ın doğru yolda olduğunu onayladıklarından başkasına ağır gelir.
Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir. İnsanlara pek şefkatli ve iyiliği bol olan Allah'tır."
Yüzünü semaya çevirip durduğunu görüyoruz. Seni hoşnut olacağın yöne/kıbleye çeviriyoruz.
Yüzünü Mescid-i Haram istikametine çevir. Nerede bulunursanız bulunun yönünüz o yönde olsun.
Kitap ehli, bunun Rab’lerinden gelen bir hak olduğunu çok iyi bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.
Muhakkak ki Kitap verilenlere hangi âyeti getirirsen getir,
yine de onlar senin kıblene uymazlar. Sen de onların yönüne
uyacak değilsin. Onlar, birbirlerinin kıblesine de uymazlar.
Eğer, sana verilen bunca ilimden sonra, onların arzularına
uyarsan, o zaman zalimlerden olursun.
(Kur’an 2-142-143-144-145)
11 Aralık 2017 Pazartesi
2- Sığır Suresi (Bakara) 83 ve VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLAR
►VAAT EDİLMİŞ
TOPRAKLAR
-
Kur’an, Tevrat’ın “Arz-ı Mev’ud” olarak nitelediği
toprakları; “şirkten temizlenmiş topraklar” (El’Ard-el’ Mukaddes) olarak
nitelendirmektedir. Nasıl ki İbrahim Nebi Kenan topraklarına yerleşerek oranın
Tevhid egemenliğine girmesini sağlamışsa Musa Nebi sonrası Yeşu Nebi döneminde
de “Kenan”ın ele geçirilip Tevhid’in egemen kılınması ile Yakup Nebi'den sonra
şirkin egemen olduğu “Kenan” toprakları yeniden tevhidin egemenliğine
girmiştir.
○
Yeşu Nebi sonrası Talut, Davud ve Süleyman Nebi dönemlerinde
de tevhidin egemen olduğu topraklar. Daha sonrasında şirke bulanarak zaman
zaman gelen resuller yoluyla şirkten arındırılmaya çalışılmıştır.
○
Kur’an, vaat edilmiş toprakları, bereketli topraklar olarak
da tanımlamaktadır.
►Kur'an
17-1: “Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu
Mescid-i Harâm'dan, (barekna havlehu) çevresini bereketli kıldığımız Uzak
Mescid'e götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir..”
○
►Kur'an
21-71: “Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler (barekna
fiha) verdiğimiz ülkeye(yani, Arz-ı Mukaddes’e)ulaştırdık.
○
►Kur'an
7-137: “Hor görülüp ezilmekte olan o kavmi (yahudileri) de, içini bereketle
(barekna fiha) doldurduğumuz yerin doğu taraflarına ve batı taraflarına mirasçı
kıldık.
○
Bu ayetlerde geçen "barekna" bereket kelimesinin,
o bölgeye gönderilen Nebiler ve yaşadıkları tevhid dönemlerinin hatırasına
yönelik kullanılmaktadır.
Bilindiği gibi Nebi'ilerin bir çoğu ve soyları dünyanın bu
bölgesi ve çevresinde bulunmuş, mücadele etmiş ve yaşamışlardır.
○
►Kur'an
10-93: Ve israiloğulları’nı hoşlarına gidecek iyi bir yere yerleştirdik. Güzel
şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelmesine rağmen, ihtilâfa
düştüler. Şüphesiz Rabbin kıyamet günü aralarında, ihtilâfa düştükleri şey
hakkında hüküm verecektir.
○
Anlaşıldığı gibi Kur’an, İsrailoğulları ve “Arz-ı Mev’ud”
ilişkisini, haritada bir arazi, bir kuru toprak anlayışı olarak değil, inanç ve
onun değerlerinin uygulandığı topraklar bazında görmektedir.
○
Kur’an, İsrailoğullarının, Allah’a ve elçisine karşı
gelmelerinden örnekler vererek, vaat edilmiş toprakların, yalnızca Allah’a ve
elçisine itaat edenlerin hak ettiği yapmaktadır.
Kur’an yeryüzüne Allah’ın iradesini hâkim kılanların egemen olabileceklerini
belirttiği ayetlerde, Yahudilerin; ırkçı, dini/millî “Arz-ı Mev’ud” anlayışına
tamamen karşı çıkmaktadır.
○
►Kur'an
21-105: Ve gerçek ŞU Kİ, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra, Zebur’da da şöyle
yazmıştık: “Şüphesiz yeryüzüne, (faydalı işi en iyi şekilde yapan) iyi kullarım
mirasçı olacaktır!”
○
►Kur'an
2-124: “Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam
olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti.
"Soyumdan da (önderler yap, yâ Rabbi!)" dedi. Allah: Ahdim zalimlere
ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.”[84]
○
Kur’an’ı Kerim, “Arz-ı Mev’ud”un (vaat edilmiş topraklar)
tarihçesi, konumu ve sınırları üzerinde hiç durmamıştır. Bu kavramı “şirkten
temizlenmiş topraklar” (El’Ard-el’ Mukaddes) olarak tarif ederek, geçmişte
İsrailoğullarına verilen bu nimeti İsrailoğulları'nın değerlendiremediklerini;
düştükleri şirk batağı yüzünden, kendilerini tevhide davet eden Nebileri
reddetmek ve onları katletmek gibi birçok kötü fiili uyguladıklarına dikkat
çekmiştir.
○
Kur’an geçmişte kalmış “Arz-ı Mev’ud” kavramını indiği
dönemin iman-küfür mücadelesine örneklik yaparak Küfür tarafında olan
Yahudileri uyarmıştır. Yine Kur’an, Yahudilere vaat edilmiş toprağa dönüş veya
başka hedefler sunmamış; Kur’an’a tâbi olmalarının kendilerine sunulan yeterli
bir nimet olarak görmüştür.
○
Kur’an’ın “Arz-ı Mev’ud/ El’Ard-el’ Mukaddes”ten bahsetmesi
“Arz-ı Mev’ud”u yeniden kutsamak ve İsrailoğulları'nın yeniden o bölgenin
sahibi olduğunu tescil etmek gayesiyle olmamıştır.
Eğer böyle bir durum olmuş olsa idi; Yahudilere seslenerek,
İslam olun, Muhammed’e tabi olun ve gelen vahye uyun, Allah sizi “Arz-ı
Mev’ud”a ya da “El’Ard-el’ Mukaddes”e koysun diye apaçık belirtirdi. Zira
Kur'an'da toplumlara sesleniş biçiminde biz mecaz, bir kapalılık görülmez, her
şey net, herkesin anlayacağı üslupta apaçık ifade edilmektedir.
○
Tüm bu gerçekler ışığında diyebiliriz ki, Kuran’da
“El’Ard-el’ Mukaddes / Arz-ı Mev’ud” mefhumu sadece dönemin Yahudilerinin;
Tevrat ve İncil’in devamı olan Kur’an’a karşı tutumlarını eleştirmek ve
değiştirmek için verilmiş tarihî bir örneklemedir.
------------------------------------
------------------------------------
Kainatın Tek Efendisi Er Rahman, Her Şeyi Gözeten ve
Yaptıklarından Haberdar olan El Müheymin, İsyankarların Cezasını Veren El
Müntekım, Azamet Sahibi El Cebbar, Her Türlü Kutsama ve Takdise Layık Olan EL
Kuddüs'ün adıyla.
►Kerim
Kur'an 2-83.
Hani! Bir zaman İsrailoğulları’ndan,
Allah’tan başkasına kulluk etmeyin;
anne ve babaya, öksüzlere, düşkünlere iyilik yapın;
insanlara güzel söz söyleyin, “salatı ikame edin, zekâtı
verin”,
diye kesin söz almıştık.
Sonra içinizden pek azınız hariç sözünüzden döndünüz.
Ve sizler hala döneklik yapanlarsınız.
-
Kerim Kur'an 5-12-13-14-15-16.
►5-12:
Doğrusu Allah, İsrailoğulları’ndan kesin söz aldı. Onlardan
on
iki temsilci gönderdik. Ve Allah, “Sizinle beraberim.” dedi.
Eğer salâtı ikame eder, zekâtı verir, rasullerime iman eder ve onlara yardımcı
olur, böylece Allah’a iyi bir ödünç verirseniz, o zaman elbette kötülüklerinizi
örterim, muhakkak içinden ırmaklar akan Cennetlere koyarım. Bundan sonra,
sizden kim gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, doğru yoldan sapmış olur.
►5-13.
Fakat, anlaşmalarını bozmalarından dolayı onlara lânet ettik
ve
kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri bağlamlarından
kopararak çarpıtıyorlar, öğütlendikleri şeyden nasiplenmeyi unuturlar,
içlerinden çok azı hariç, daima onların hainlik ettiklerini
görürsün.
Yine de vazgeç ve yaptıklarına aldırma. Kuşkusuz Allah,
iyi davrananları sever.
►5-14.
Ve “Biz Hristiyanız.” diyenlerden de söz aldık.
Öğütlendikleri
şeyden nasiplenmeyi unuttular. Biz de kıyamet gününe kadar
aralarına düşmanlık ve kin yerleştirdik. Ve Allah, ne
iş yaptıklarını yakında haber
verecektir.
►5-15.
Ey kitap Ehli! Doğrusu, Kitap’tan gizlediğiniz birçok şeyi
size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen rasulümüz size
geldi. Doğrusu size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap
geldi.
►5-16.
Allah, onunla, rızasına bilerek tâbi olanları esenlik
yollarına
iletir. Onları, izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkartır.
Ve onları
dosdoğru olan yola iletir.
Hamd Her Şeyin Rabbi Allah'a...
-
#Allah #kuran #islam #tevrat #incil #ayet #ayetler #hadis
#sure #ayetullah #holyquran #holytorah #promisedland #israil #israiloğulları
#jew #christ #jesus #jerusalem #kudüs #oku #holyquran #torah #mose #westernwall
8 Aralık 2017 Cuma
Hayırlı Cuma'lar...
Selam üzerinize.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
4 Aralık 2017 Pazartesi
1 Aralık 2017 Cuma
Hayırlı, bereketli toplanmalar...
Selam üzerinize.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)














