cihad ve savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cihad ve savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Haziran 2025 Cuma
13 Ekim 2023 Cuma
10 Ağustos 2020 Pazartesi
7 Şubat 2020 Cuma
KUR'AN OKU!
KUR'AN'I OKUMANIN METODLARI VARDIR.
•Kur'an'ı anlamak zor değildir, zormuş gibi gösterenlere itibar etmeyiniz.
•Akleden her insan Kur'an'ı anlamak için metodlar geliştirebilir.
•Kur'an'ı anlamak için geliştirdiği metodları bir kitapta toplayıp, para ile satanlara itibar etmeyiniz.
•"Kur'an'ı anlama metodları öğretiyorum." diyerek sizleri kendine, vakfına, cemaatine, kurumuna çağıranlara itibar etmeiyiniz.
Allah'ın ismiyle.
►Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından âyetleri önce sağlam kılınmış, sonra da detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır. (Hud Suresi, 1)
.
Kuran, içinde tekrarlar barındıran, terkrarlarla konuları pekiştirip detaylandıran, ayetlerin ayetlerle açıklandığı bir kitaptır. Bu nedenle herhangi bir surenin içinden bir ayeti cımbızlayıp, bağlamından kopararak sonuca ulaşılması mümkün değildir.
Her konu, farklı surelerde yer alsa da kendi içinde bir bütünlük sunar.
.
Allah, ayetleri, Kur'an’ın bütününde, düşünen, fikir yürüten ve bilen herkes için detaylı olarak açıklamıştır.
Kuran'ı anlamak için en önemli koşul, ön yargı ve sabit fikirden arınmak, alışılan, geçmişten ve rivayetten gelen bilgileri zihinden silmek, ayetler arasındaki bağlantıları kurup, üzerinde düşünerek okumaktır.
Kuran sadece Arapça bilen, zeka seviyesi yüksek olanların anlayacağı bir kitap değildir. Kuran, aklı temiz olup bilinçli ve samimi bir yönelişle öğrenmeye yönelik uygun okuyan, üzerinde düşünen her insanın anlayacağı, açık bir kitaptır.
Bu koşullara uygun okuma yapılmazsa zeka ve Arapça bilgisi hiç bir fayda sağlamayacaktır.
.
►Onlar Kuran'ı düşünmüyorlar mı? (Nisa Suresi, 82)
.
►İşte biz, düşünen bir toplum için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz. ( Yunus Suresi, 24)
.
►İşte biz, aklını kullanabilen bir toplum için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Rum Suresi, 28)
.
Bir test kitabını elinize aldığınızda ilk başta, soruların sorulacağı metinlerin yer aldığını görürsünüz. Önce o metni, üzerinde düşünerek okursunuz. Ardında o metnin içinden sorulan soruları okuyarak şıklar içinde doğru seçeneği bulmaya çalışırsınız. Testteki soruların tümünü cevapladıktan sonra da, kitabın en sonunda yer alan cevap anahtarına bakarak cevaplarınızın sağlamasını yaparsınız.
Yani önce cevap anahtarına bakıp, cevap anahtarına göre testlerdeki şıkları işaretleyip, son olarak da metni okumazsınız. Farklı amaçlar için yazılan her kitabın bir okuma metodu vardır ve her kitap, metoduna uygun okunursa kişiye fayda sağlar.
Aynı mantık Kuran için de geçerlidir.
.
►Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer, iç içe ikili manalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir… (Zümer Suresi, 23)
.
Ayetten de anlaşıldığı gibi Kuran birbirine benzer, birbiriyle uyumlu, ikili manalar barındırır. Kuran, klasik kitaplar gibi giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşmaz. Bir surede geçen konu ile ilgili hüküm, bir başka surede yer alabilir. Ayetler arasındaki bağlantıları kurmak, okuyucunun işidir.
Şimdi konuyu örneklerle anlatalım;
.
►Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? (Naziat Suresi, 27)
.
Cevap: ► Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. (Mümin Suresi, 57)
.
***Soru Naziat suresinde, cevap Mümin suresinde.***
.
►Bizi doğru yola ilet (Fatiha Suresi, 6)
Doğru yol nedir?
.
Cevap: ► Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur. (Meryem Suresi, 36)
.
***Soru, Fatiha suresinde, cevap Meryem suresinde.***
.
►Din gününün sahibi (Fatiha Suresi, 4)
Din günü nedir?
.
►Din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir? (İnfitar Suresi, 18)
.
►O, öyle bir gündür ki; kimse kimseye hiçbir şeyle fayda sağlamaz. Ve o gün, emir Allah'ındır. (İnfitar Suresi, 19)
.
***Soru Fatiha suresinde, cevap İnfitar suresinde.***
----------------------------------------------------
Şimdi Kuran'ı metoduna uygun okumayan geleneksel din anlayışına sahip bazı kişilerin yaptığı okuma hatalarını örneklendirelim;
.
Geleneksel din anlayışına sahip bazı kişiler Muhammed nebiyi diğer nebilerden üstün göstermek için ►"Biz seni ancak alemlere rahmet olsun diye gönderdik." (Enbiya, 107) ayetini delil gösterirler. Oysa bir başka ayette ►"Rabbinden bir rahmet olarak hep resuller göndermekteyiz." (Duhan Suresi, 5-6) denir.
►Ve "Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz...dediler." (Bakara Suresi, 285) ayeti ile, tüm nebi resulleri eşit sevmek ve ayırt etmemek gerektiği bildirilir.
Birbiri ile bağlantılı bu üç ayetin biri Bakara suresinde, biri Enbiya suresinde, diğeri ise Duhan suresinde yer alır. Görüldüğü gibi tek bir ayete bakarak sonuca ulaşmak, Kuran'ın metodu değildir.
.
Benzer okuma hatasına İslam'a muhalif kişiler de kasıtlı veya bilgisizlikten dolayı düşerler. Bu konuyla ilgili vereceğim örnekler de savaş ayetleri üzerinden olacak;
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"Mü'minlere, savaşma izni verildi." (Hac Suresi, 39)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"--Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılan-- müminlere savaşma izni verildi." (Hac Suresi, 39)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"... Allah yolunda savaşın..." (Bakara Suresi, 190)
..
▬GERÇEKTE OLAN
►"--Sizinle savaşanlara karşı-- Allah yolunda savaşın, -- (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez." (Bakara Suresi, 190)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"Onlarla savaşın..." (Bakara Suresi, 191)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. --Sizinle savaşırlarsa siz de -- onlarla savaşın..." (Bakara Suresi, 191)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄."Dini sadece Allah'a ait kılıncaya dek onlarla savaşın." (Enfal Suresi, 39)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"--Fitne baskı ve zulüm ortadan kalkıncaya-- ve dini sadece Allah'a ait kılıncaya dek onlarla savaşın. --düşmanlığa-- son verirlerse, elbette Allah yaptıklarınızı görür." (Enfal Suresi, 39)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"... müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" (Tevbe Suresi 5)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınızdan (antlaşmadan) bir şeyi eksiltmeyenler ve size karşı hiç kimseye yardım etmeyenler başka; artık antlaşmalarını, süresi bitene kadar tamamlayın." (Tevbe Suresi 4)
►"Eğer müşriklerden biri, senden ‘eman isterse’, ona eman ver; öyle ki Allah’ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu ‘güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.’" (Tevbe Suresi 6)
.
Ayette anlaşmayı bozan ve Müslümanlara saldıran müşriklerden bahseder. Af dilerse affedin ve yurduna güven içinde geçirin denir. Anlaşmaya sadakat gösterene dokunulmaz.
.
Bu örnekler, bir ayetin içinden, bağlamından koparılarak alınan bir cümlenin, asıl manadan ne kadar farklı sonuçlar doğurduğunu göstermiş oldu bize. Yine sıkça düşülen okuma hatasına bir örnek daha verelim;
.
►Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). (Bakara Suresi, 216)
.
Bu ayet tek başına okunduğunda, sanki Allah durup dururken, ortada hiç bir şey yokken “gidin birileriyle savaşın, çünkü bu farz" demiş gibi algılanır. Oysa durum elbette böyle değildir.
Başta da belirtildiği gibi Kuran'ı okumanın bir metodu vardır. Ayetler ayetlerle açıklanır.
Bu nedenle bir konuda sonuca varabilmek için, o konunun geçtiği tüm ayetleri bilmek gerekir. Örneğin savaş konusundaki ayetlerin tekine bakarak sonuca ulaşılamaz.
*
İlgili ayetin önündeki ve arkasındaki ayetleri okuyup konuyu bağlamında değerlendirmek gerekir.
Savaş hangi koşulda başlar, hangi koşulda biter? Savaşta sınır nedir? Kimler öldürülebilir/öldürülemez? Karşı taraf barışı defalarca ihlal ederse ne yapılmalıdır? Anlaşmayı ihlal etmeyenlere tutum nasıl olmalıdır? Savaşta esire muamele nasıl olmalıdır? Savaş bitiminde esirlere ne yapılmalıdır?... gibi soruların cevabı Kuran'da farklı surelerde mevcuttur.
*
Örneğin yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi savaş, saldırı olursa haktır. Kuran'da savaş konulu kaç ayet varsa hepsi yukarıdaki ayetlerin hükmüne bağlıdır. Yani saldırı olmadıkça savaşılamaz. Saldırı olmuşsa da savaşmak farzdır. Müslüman pasif değildir. Allah, haksızlığa ve zulme karşı kendinizi savunun der. Saldırıya hiç bir karşılık vermeden öldürülmeyi beklemek yasaktır. Bakara 216'da savaşın farz kılınmasının manası budur.
.
Bu açıklamayı okuyan bazı muhalif kişiler
"Ama Bakara 216'da saldırı olursa savaşmak farz demiyor. Ben bu ayete bakarım, gerisi beni ilgilendirmez" diyebilir.
Aslında yukarıdaki açıklama konunun anlaşılması için kafi olmalıdır. Ancak daha iyi anlaşılması için bu soruya bir örnekle cevap verelim;
.
Hastasından kan tahlili isteyen bir doktor düşünelim. Tahlilin sonucunda hastanın şekeri yüksek çıkmış olsun. Doktor, tahlil sonucuna bakarak hastaya şeker hastası teşhisi koyabilir mi? Elbette koyamaz. Çünkü vücutta, kandaki şekeri yükselten pek çok etken vardır. Bu nedenle doktor, hastasından daha detaylı tetkikler ister ve şekerin yükselmesine neden olan etkenleri tek tek inceler.
Mesela kişi pankreas kanseri ise bu, insülini yükseltir. Doktor "ben labaratuvar sonucuna bakarım, diğer organlarda ne olduğu beni ilgilendirmez" diyemez. Şayet derse, belki pankreas kanseri olan hastasına, şeker hastası teşhisi koyarak yanılmış olur.
.
Şimdi bu örneği ayet üzerinden düşünerek anlamaya çalışalım;
Bakara Suresi 216, şekerin yüksek çıktığı laboratuar sonucu olsun. Tahlil sonucuna bakarak sonuca varamamıştı doktor. Çünkü şekeri yükselten etkenleri bilmesi gerekiyordu. Vücutta şekeri yükselten etkenler ise savaşın hükümlerini içeren ayetlerin tümü olsun. Bu ayetler içinde savaşın ilk başlama koşulu bizim teşhisimiz olacak. Hac 39, Bakara 190, Bakara 191. İşte bu ayetler, Bakara 216'da farz kılınan savaşın başlama koşulunu bildiren, farz oluşunu "Müslümana fiili saldırı" durumuna bağlayan ayetlerdir. Bakara 216'da "saldırı olursa savaşmak farzdır" demesine gerek yoktur. Çünkü saldırı olmadıkça savaşmak zaten yasaktır.
.
╚Tek bir ayete bakarak değil, o konunun geçtiği tüm ayetleri göz önünde bulundurarak sonuca ulaşmak Kuran'da "hikmet" olarak tanımlanır. Hikmet, Kuran'ı okumanın metodudur ve öğrenilebilir.
.
►...Ki O Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Ali İmran Suresi, 164)
.
Kuran'ı okumanın metodunu, yani hikmeti öğrenen kişi elbette çok önemli bir hayır ve özelliğe sahip olmuş olur. Allah'ın kitabından isabetli sonuca ulaşan kişi önce kendini, sonra yakın çevresini ve toplumu yapılandıran bir bilgiye sahip olmuş olur.
.
►... Kime isabetli hüküm verme yeteneği bahşedilmişse, doğrusu ona tarifsiz büyüklükte bir servet bahşedilmiştir; fakat, derin kavrayış sahiplerinden başkası bunu düşünüp kavrayamaz. (Bakara Suresi, 269)
.
Kuran'da her bir konunun kitabın geneline yayılmış olması, hiç bir kitapta görülmeyen, mükemmel bir sistemdir.
Okuyanın zihnini sürekli diri tutmasını ve düşünmesini sağlar. Daha önce de belirtildiği gibi aklını hurafeden, hikayeden, ön yargılardan ve sabit fikirden arındıran kişiler Kuran'ı rahatlıkla anlayabilirler.
.
►Bizim uğrumuzda gayret edenleri elbette Kendi yollarımıza eriştireceğiz. (Ankebut Suresi, 69)
•Kur'an'ı anlamak zor değildir, zormuş gibi gösterenlere itibar etmeyiniz.
•Akleden her insan Kur'an'ı anlamak için metodlar geliştirebilir.
•Kur'an'ı anlamak için geliştirdiği metodları bir kitapta toplayıp, para ile satanlara itibar etmeyiniz.
•"Kur'an'ı anlama metodları öğretiyorum." diyerek sizleri kendine, vakfına, cemaatine, kurumuna çağıranlara itibar etmeiyiniz.
Allah'ın ismiyle.
►Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından âyetleri önce sağlam kılınmış, sonra da detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır. (Hud Suresi, 1)
.
Kuran, içinde tekrarlar barındıran, terkrarlarla konuları pekiştirip detaylandıran, ayetlerin ayetlerle açıklandığı bir kitaptır. Bu nedenle herhangi bir surenin içinden bir ayeti cımbızlayıp, bağlamından kopararak sonuca ulaşılması mümkün değildir.
Her konu, farklı surelerde yer alsa da kendi içinde bir bütünlük sunar.
.
Allah, ayetleri, Kur'an’ın bütününde, düşünen, fikir yürüten ve bilen herkes için detaylı olarak açıklamıştır.
Kuran'ı anlamak için en önemli koşul, ön yargı ve sabit fikirden arınmak, alışılan, geçmişten ve rivayetten gelen bilgileri zihinden silmek, ayetler arasındaki bağlantıları kurup, üzerinde düşünerek okumaktır.
Kuran sadece Arapça bilen, zeka seviyesi yüksek olanların anlayacağı bir kitap değildir. Kuran, aklı temiz olup bilinçli ve samimi bir yönelişle öğrenmeye yönelik uygun okuyan, üzerinde düşünen her insanın anlayacağı, açık bir kitaptır.
Bu koşullara uygun okuma yapılmazsa zeka ve Arapça bilgisi hiç bir fayda sağlamayacaktır.
.
►Onlar Kuran'ı düşünmüyorlar mı? (Nisa Suresi, 82)
.
►İşte biz, düşünen bir toplum için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz. ( Yunus Suresi, 24)
.
►İşte biz, aklını kullanabilen bir toplum için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Rum Suresi, 28)
.
Bir test kitabını elinize aldığınızda ilk başta, soruların sorulacağı metinlerin yer aldığını görürsünüz. Önce o metni, üzerinde düşünerek okursunuz. Ardında o metnin içinden sorulan soruları okuyarak şıklar içinde doğru seçeneği bulmaya çalışırsınız. Testteki soruların tümünü cevapladıktan sonra da, kitabın en sonunda yer alan cevap anahtarına bakarak cevaplarınızın sağlamasını yaparsınız.
Yani önce cevap anahtarına bakıp, cevap anahtarına göre testlerdeki şıkları işaretleyip, son olarak da metni okumazsınız. Farklı amaçlar için yazılan her kitabın bir okuma metodu vardır ve her kitap, metoduna uygun okunursa kişiye fayda sağlar.
Aynı mantık Kuran için de geçerlidir.
.
►Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer, iç içe ikili manalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir… (Zümer Suresi, 23)
.
Ayetten de anlaşıldığı gibi Kuran birbirine benzer, birbiriyle uyumlu, ikili manalar barındırır. Kuran, klasik kitaplar gibi giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşmaz. Bir surede geçen konu ile ilgili hüküm, bir başka surede yer alabilir. Ayetler arasındaki bağlantıları kurmak, okuyucunun işidir.
Şimdi konuyu örneklerle anlatalım;
.
►Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? (Naziat Suresi, 27)
.
Cevap: ► Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. (Mümin Suresi, 57)
.
***Soru Naziat suresinde, cevap Mümin suresinde.***
.
►Bizi doğru yola ilet (Fatiha Suresi, 6)
Doğru yol nedir?
.
Cevap: ► Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur. (Meryem Suresi, 36)
.
***Soru, Fatiha suresinde, cevap Meryem suresinde.***
.
►Din gününün sahibi (Fatiha Suresi, 4)
Din günü nedir?
.
►Din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir? (İnfitar Suresi, 18)
.
►O, öyle bir gündür ki; kimse kimseye hiçbir şeyle fayda sağlamaz. Ve o gün, emir Allah'ındır. (İnfitar Suresi, 19)
.
***Soru Fatiha suresinde, cevap İnfitar suresinde.***
----------------------------------------------------
Şimdi Kuran'ı metoduna uygun okumayan geleneksel din anlayışına sahip bazı kişilerin yaptığı okuma hatalarını örneklendirelim;
.
Geleneksel din anlayışına sahip bazı kişiler Muhammed nebiyi diğer nebilerden üstün göstermek için ►"Biz seni ancak alemlere rahmet olsun diye gönderdik." (Enbiya, 107) ayetini delil gösterirler. Oysa bir başka ayette ►"Rabbinden bir rahmet olarak hep resuller göndermekteyiz." (Duhan Suresi, 5-6) denir.
►Ve "Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz...dediler." (Bakara Suresi, 285) ayeti ile, tüm nebi resulleri eşit sevmek ve ayırt etmemek gerektiği bildirilir.
Birbiri ile bağlantılı bu üç ayetin biri Bakara suresinde, biri Enbiya suresinde, diğeri ise Duhan suresinde yer alır. Görüldüğü gibi tek bir ayete bakarak sonuca ulaşmak, Kuran'ın metodu değildir.
.
Benzer okuma hatasına İslam'a muhalif kişiler de kasıtlı veya bilgisizlikten dolayı düşerler. Bu konuyla ilgili vereceğim örnekler de savaş ayetleri üzerinden olacak;
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"Mü'minlere, savaşma izni verildi." (Hac Suresi, 39)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"--Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılan-- müminlere savaşma izni verildi." (Hac Suresi, 39)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"... Allah yolunda savaşın..." (Bakara Suresi, 190)
..
▬GERÇEKTE OLAN
►"--Sizinle savaşanlara karşı-- Allah yolunda savaşın, -- (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez." (Bakara Suresi, 190)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"Onlarla savaşın..." (Bakara Suresi, 191)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. --Sizinle savaşırlarsa siz de -- onlarla savaşın..." (Bakara Suresi, 191)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄."Dini sadece Allah'a ait kılıncaya dek onlarla savaşın." (Enfal Suresi, 39)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"--Fitne baskı ve zulüm ortadan kalkıncaya-- ve dini sadece Allah'a ait kılıncaya dek onlarla savaşın. --düşmanlığa-- son verirlerse, elbette Allah yaptıklarınızı görür." (Enfal Suresi, 39)
.
///KURAN MUHALİFLERİNİN GÖRDÜĞÜ
◄"... müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" (Tevbe Suresi 5)
.
▬GERÇEKTE OLAN
►"Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınızdan (antlaşmadan) bir şeyi eksiltmeyenler ve size karşı hiç kimseye yardım etmeyenler başka; artık antlaşmalarını, süresi bitene kadar tamamlayın." (Tevbe Suresi 4)
►"Eğer müşriklerden biri, senden ‘eman isterse’, ona eman ver; öyle ki Allah’ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu ‘güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.’" (Tevbe Suresi 6)
.
Ayette anlaşmayı bozan ve Müslümanlara saldıran müşriklerden bahseder. Af dilerse affedin ve yurduna güven içinde geçirin denir. Anlaşmaya sadakat gösterene dokunulmaz.
.
Bu örnekler, bir ayetin içinden, bağlamından koparılarak alınan bir cümlenin, asıl manadan ne kadar farklı sonuçlar doğurduğunu göstermiş oldu bize. Yine sıkça düşülen okuma hatasına bir örnek daha verelim;
.
►Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). (Bakara Suresi, 216)
.
Bu ayet tek başına okunduğunda, sanki Allah durup dururken, ortada hiç bir şey yokken “gidin birileriyle savaşın, çünkü bu farz" demiş gibi algılanır. Oysa durum elbette böyle değildir.
Başta da belirtildiği gibi Kuran'ı okumanın bir metodu vardır. Ayetler ayetlerle açıklanır.
Bu nedenle bir konuda sonuca varabilmek için, o konunun geçtiği tüm ayetleri bilmek gerekir. Örneğin savaş konusundaki ayetlerin tekine bakarak sonuca ulaşılamaz.
*
İlgili ayetin önündeki ve arkasındaki ayetleri okuyup konuyu bağlamında değerlendirmek gerekir.
Savaş hangi koşulda başlar, hangi koşulda biter? Savaşta sınır nedir? Kimler öldürülebilir/öldürülemez? Karşı taraf barışı defalarca ihlal ederse ne yapılmalıdır? Anlaşmayı ihlal etmeyenlere tutum nasıl olmalıdır? Savaşta esire muamele nasıl olmalıdır? Savaş bitiminde esirlere ne yapılmalıdır?... gibi soruların cevabı Kuran'da farklı surelerde mevcuttur.
*
Örneğin yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi savaş, saldırı olursa haktır. Kuran'da savaş konulu kaç ayet varsa hepsi yukarıdaki ayetlerin hükmüne bağlıdır. Yani saldırı olmadıkça savaşılamaz. Saldırı olmuşsa da savaşmak farzdır. Müslüman pasif değildir. Allah, haksızlığa ve zulme karşı kendinizi savunun der. Saldırıya hiç bir karşılık vermeden öldürülmeyi beklemek yasaktır. Bakara 216'da savaşın farz kılınmasının manası budur.
.
Bu açıklamayı okuyan bazı muhalif kişiler
"Ama Bakara 216'da saldırı olursa savaşmak farz demiyor. Ben bu ayete bakarım, gerisi beni ilgilendirmez" diyebilir.
Aslında yukarıdaki açıklama konunun anlaşılması için kafi olmalıdır. Ancak daha iyi anlaşılması için bu soruya bir örnekle cevap verelim;
.
Hastasından kan tahlili isteyen bir doktor düşünelim. Tahlilin sonucunda hastanın şekeri yüksek çıkmış olsun. Doktor, tahlil sonucuna bakarak hastaya şeker hastası teşhisi koyabilir mi? Elbette koyamaz. Çünkü vücutta, kandaki şekeri yükselten pek çok etken vardır. Bu nedenle doktor, hastasından daha detaylı tetkikler ister ve şekerin yükselmesine neden olan etkenleri tek tek inceler.
Mesela kişi pankreas kanseri ise bu, insülini yükseltir. Doktor "ben labaratuvar sonucuna bakarım, diğer organlarda ne olduğu beni ilgilendirmez" diyemez. Şayet derse, belki pankreas kanseri olan hastasına, şeker hastası teşhisi koyarak yanılmış olur.
.
Şimdi bu örneği ayet üzerinden düşünerek anlamaya çalışalım;
Bakara Suresi 216, şekerin yüksek çıktığı laboratuar sonucu olsun. Tahlil sonucuna bakarak sonuca varamamıştı doktor. Çünkü şekeri yükselten etkenleri bilmesi gerekiyordu. Vücutta şekeri yükselten etkenler ise savaşın hükümlerini içeren ayetlerin tümü olsun. Bu ayetler içinde savaşın ilk başlama koşulu bizim teşhisimiz olacak. Hac 39, Bakara 190, Bakara 191. İşte bu ayetler, Bakara 216'da farz kılınan savaşın başlama koşulunu bildiren, farz oluşunu "Müslümana fiili saldırı" durumuna bağlayan ayetlerdir. Bakara 216'da "saldırı olursa savaşmak farzdır" demesine gerek yoktur. Çünkü saldırı olmadıkça savaşmak zaten yasaktır.
.
╚Tek bir ayete bakarak değil, o konunun geçtiği tüm ayetleri göz önünde bulundurarak sonuca ulaşmak Kuran'da "hikmet" olarak tanımlanır. Hikmet, Kuran'ı okumanın metodudur ve öğrenilebilir.
.
►...Ki O Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Ali İmran Suresi, 164)
.
Kuran'ı okumanın metodunu, yani hikmeti öğrenen kişi elbette çok önemli bir hayır ve özelliğe sahip olmuş olur. Allah'ın kitabından isabetli sonuca ulaşan kişi önce kendini, sonra yakın çevresini ve toplumu yapılandıran bir bilgiye sahip olmuş olur.
.
►... Kime isabetli hüküm verme yeteneği bahşedilmişse, doğrusu ona tarifsiz büyüklükte bir servet bahşedilmiştir; fakat, derin kavrayış sahiplerinden başkası bunu düşünüp kavrayamaz. (Bakara Suresi, 269)
.
Kuran'da her bir konunun kitabın geneline yayılmış olması, hiç bir kitapta görülmeyen, mükemmel bir sistemdir.
Okuyanın zihnini sürekli diri tutmasını ve düşünmesini sağlar. Daha önce de belirtildiği gibi aklını hurafeden, hikayeden, ön yargılardan ve sabit fikirden arındıran kişiler Kuran'ı rahatlıkla anlayabilirler.
.
►Bizim uğrumuzda gayret edenleri elbette Kendi yollarımıza eriştireceğiz. (Ankebut Suresi, 69)
3 Ocak 2020 Cuma
29 Kasım 2019 Cuma
29 Nisan 2019 Pazartesi
25 Ocak 2019 Cuma
8 Ağustos 2018 Çarşamba
63- İKİYÜZLÜLER BÖLÜMÜ (MÜNAFİKUN) 1-11.
Kerim Kur'an
63-İKİYÜZLÜLER (MÜNAFİKUN) SURESİ 1-11.
Rahman'ın adıyla.
•İkiyüzlüler sana geldiklerinde derler ki; "Senin kesinlikle Allah'ın elçisi olduğuna tanığız." Allah senin elçiliğini bilir de Allah ikiyüzlülerin yalancılıklarına da tanıktır.
•Yeminleriyle heyete dahil olmaları Allah'ın yolunda gedik açtı, onların kötülükleriyle bozuldu.
•Bu, onların imanından sonra kalplerinden gizleyip kapattıklarından dolayıdır ki kavrayamıyorlar.
•Onları gördüğünde kalıpları seni şaşırtır, konuşmalarındaki üslup güçlü işitilir. Onlar desteklenmiş kütük misalidir; her çığlığı kendi aleyhlerine sanırlar. Onların düşmanlığına dikkat et! Allah'ın onlarla mücadelesi, ikili oynamalarındandır.
•Onlara, "Allah'ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin." dendiğinde başlarını sallayıp anlamsızca büyüklendiklerini görürsün.
•Onlar için farketmez; af dilesen de dilemesen de birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Kesinlikle Allah bölücü topluluğa kılavuzluk etmez.
•Kendilerince diyorlar ki; "Allah'ın Elçisi'nin yanındakilere yardım aktarması yapmayın ki sarsılsınlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır ama ikiyüzlüler anlayamazlar.
•Diyorlar ki; "Medine'ye dönersek, seçkinler zayıfları oradan sürer." Allah'ın şanı elçisine ve inananlaradır. Fakat ikiyüzlüler bilemezler.
•Ey inananlar olarak değinilenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın bilgisinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar kaybedenlerdir.
•Sizi geçindirdiklerimizle yardım dağıtın. Sizden bir kişiye ölüm yetiştiğinde demesin ki "Terbiyecim! Eğer ertelersen, arayı kapatana kadar hem sadık hem de iyi işler yapanlardan olacağım."
•Allah kesinlikle son nefes geldiğinde ertelemez. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
-Allah doğru söyler.
63-İKİYÜZLÜLER (MÜNAFİKUN) SURESİ 1-11.
Rahman'ın adıyla.
•İkiyüzlüler sana geldiklerinde derler ki; "Senin kesinlikle Allah'ın elçisi olduğuna tanığız." Allah senin elçiliğini bilir de Allah ikiyüzlülerin yalancılıklarına da tanıktır.
•Yeminleriyle heyete dahil olmaları Allah'ın yolunda gedik açtı, onların kötülükleriyle bozuldu.
•Bu, onların imanından sonra kalplerinden gizleyip kapattıklarından dolayıdır ki kavrayamıyorlar.
•Onları gördüğünde kalıpları seni şaşırtır, konuşmalarındaki üslup güçlü işitilir. Onlar desteklenmiş kütük misalidir; her çığlığı kendi aleyhlerine sanırlar. Onların düşmanlığına dikkat et! Allah'ın onlarla mücadelesi, ikili oynamalarındandır.
•Onlara, "Allah'ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin." dendiğinde başlarını sallayıp anlamsızca büyüklendiklerini görürsün.
•Onlar için farketmez; af dilesen de dilemesen de birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Kesinlikle Allah bölücü topluluğa kılavuzluk etmez.
•Kendilerince diyorlar ki; "Allah'ın Elçisi'nin yanındakilere yardım aktarması yapmayın ki sarsılsınlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır ama ikiyüzlüler anlayamazlar.
•Diyorlar ki; "Medine'ye dönersek, seçkinler zayıfları oradan sürer." Allah'ın şanı elçisine ve inananlaradır. Fakat ikiyüzlüler bilemezler.
•Ey inananlar olarak değinilenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın bilgisinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar kaybedenlerdir.
•Sizi geçindirdiklerimizle yardım dağıtın. Sizden bir kişiye ölüm yetiştiğinde demesin ki "Terbiyecim! Eğer ertelersen, arayı kapatana kadar hem sadık hem de iyi işler yapanlardan olacağım."
•Allah kesinlikle son nefes geldiğinde ertelemez. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
-Allah doğru söyler.
11 Aralık 2017 Pazartesi
2- Sığır Suresi (Bakara) 83 ve VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLAR
►VAAT EDİLMİŞ
TOPRAKLAR
-
Kur’an, Tevrat’ın “Arz-ı Mev’ud” olarak nitelediği
toprakları; “şirkten temizlenmiş topraklar” (El’Ard-el’ Mukaddes) olarak
nitelendirmektedir. Nasıl ki İbrahim Nebi Kenan topraklarına yerleşerek oranın
Tevhid egemenliğine girmesini sağlamışsa Musa Nebi sonrası Yeşu Nebi döneminde
de “Kenan”ın ele geçirilip Tevhid’in egemen kılınması ile Yakup Nebi'den sonra
şirkin egemen olduğu “Kenan” toprakları yeniden tevhidin egemenliğine
girmiştir.
○
Yeşu Nebi sonrası Talut, Davud ve Süleyman Nebi dönemlerinde
de tevhidin egemen olduğu topraklar. Daha sonrasında şirke bulanarak zaman
zaman gelen resuller yoluyla şirkten arındırılmaya çalışılmıştır.
○
Kur’an, vaat edilmiş toprakları, bereketli topraklar olarak
da tanımlamaktadır.
►Kur'an
17-1: “Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu
Mescid-i Harâm'dan, (barekna havlehu) çevresini bereketli kıldığımız Uzak
Mescid'e götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir..”
○
►Kur'an
21-71: “Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler (barekna
fiha) verdiğimiz ülkeye(yani, Arz-ı Mukaddes’e)ulaştırdık.
○
►Kur'an
7-137: “Hor görülüp ezilmekte olan o kavmi (yahudileri) de, içini bereketle
(barekna fiha) doldurduğumuz yerin doğu taraflarına ve batı taraflarına mirasçı
kıldık.
○
Bu ayetlerde geçen "barekna" bereket kelimesinin,
o bölgeye gönderilen Nebiler ve yaşadıkları tevhid dönemlerinin hatırasına
yönelik kullanılmaktadır.
Bilindiği gibi Nebi'ilerin bir çoğu ve soyları dünyanın bu
bölgesi ve çevresinde bulunmuş, mücadele etmiş ve yaşamışlardır.
○
►Kur'an
10-93: Ve israiloğulları’nı hoşlarına gidecek iyi bir yere yerleştirdik. Güzel
şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelmesine rağmen, ihtilâfa
düştüler. Şüphesiz Rabbin kıyamet günü aralarında, ihtilâfa düştükleri şey
hakkında hüküm verecektir.
○
Anlaşıldığı gibi Kur’an, İsrailoğulları ve “Arz-ı Mev’ud”
ilişkisini, haritada bir arazi, bir kuru toprak anlayışı olarak değil, inanç ve
onun değerlerinin uygulandığı topraklar bazında görmektedir.
○
Kur’an, İsrailoğullarının, Allah’a ve elçisine karşı
gelmelerinden örnekler vererek, vaat edilmiş toprakların, yalnızca Allah’a ve
elçisine itaat edenlerin hak ettiği yapmaktadır.
Kur’an yeryüzüne Allah’ın iradesini hâkim kılanların egemen olabileceklerini
belirttiği ayetlerde, Yahudilerin; ırkçı, dini/millî “Arz-ı Mev’ud” anlayışına
tamamen karşı çıkmaktadır.
○
►Kur'an
21-105: Ve gerçek ŞU Kİ, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra, Zebur’da da şöyle
yazmıştık: “Şüphesiz yeryüzüne, (faydalı işi en iyi şekilde yapan) iyi kullarım
mirasçı olacaktır!”
○
►Kur'an
2-124: “Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam
olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti.
"Soyumdan da (önderler yap, yâ Rabbi!)" dedi. Allah: Ahdim zalimlere
ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.”[84]
○
Kur’an’ı Kerim, “Arz-ı Mev’ud”un (vaat edilmiş topraklar)
tarihçesi, konumu ve sınırları üzerinde hiç durmamıştır. Bu kavramı “şirkten
temizlenmiş topraklar” (El’Ard-el’ Mukaddes) olarak tarif ederek, geçmişte
İsrailoğullarına verilen bu nimeti İsrailoğulları'nın değerlendiremediklerini;
düştükleri şirk batağı yüzünden, kendilerini tevhide davet eden Nebileri
reddetmek ve onları katletmek gibi birçok kötü fiili uyguladıklarına dikkat
çekmiştir.
○
Kur’an geçmişte kalmış “Arz-ı Mev’ud” kavramını indiği
dönemin iman-küfür mücadelesine örneklik yaparak Küfür tarafında olan
Yahudileri uyarmıştır. Yine Kur’an, Yahudilere vaat edilmiş toprağa dönüş veya
başka hedefler sunmamış; Kur’an’a tâbi olmalarının kendilerine sunulan yeterli
bir nimet olarak görmüştür.
○
Kur’an’ın “Arz-ı Mev’ud/ El’Ard-el’ Mukaddes”ten bahsetmesi
“Arz-ı Mev’ud”u yeniden kutsamak ve İsrailoğulları'nın yeniden o bölgenin
sahibi olduğunu tescil etmek gayesiyle olmamıştır.
Eğer böyle bir durum olmuş olsa idi; Yahudilere seslenerek,
İslam olun, Muhammed’e tabi olun ve gelen vahye uyun, Allah sizi “Arz-ı
Mev’ud”a ya da “El’Ard-el’ Mukaddes”e koysun diye apaçık belirtirdi. Zira
Kur'an'da toplumlara sesleniş biçiminde biz mecaz, bir kapalılık görülmez, her
şey net, herkesin anlayacağı üslupta apaçık ifade edilmektedir.
○
Tüm bu gerçekler ışığında diyebiliriz ki, Kuran’da
“El’Ard-el’ Mukaddes / Arz-ı Mev’ud” mefhumu sadece dönemin Yahudilerinin;
Tevrat ve İncil’in devamı olan Kur’an’a karşı tutumlarını eleştirmek ve
değiştirmek için verilmiş tarihî bir örneklemedir.
------------------------------------
------------------------------------
Kainatın Tek Efendisi Er Rahman, Her Şeyi Gözeten ve
Yaptıklarından Haberdar olan El Müheymin, İsyankarların Cezasını Veren El
Müntekım, Azamet Sahibi El Cebbar, Her Türlü Kutsama ve Takdise Layık Olan EL
Kuddüs'ün adıyla.
►Kerim
Kur'an 2-83.
Hani! Bir zaman İsrailoğulları’ndan,
Allah’tan başkasına kulluk etmeyin;
anne ve babaya, öksüzlere, düşkünlere iyilik yapın;
insanlara güzel söz söyleyin, “salatı ikame edin, zekâtı
verin”,
diye kesin söz almıştık.
Sonra içinizden pek azınız hariç sözünüzden döndünüz.
Ve sizler hala döneklik yapanlarsınız.
-
Kerim Kur'an 5-12-13-14-15-16.
►5-12:
Doğrusu Allah, İsrailoğulları’ndan kesin söz aldı. Onlardan
on
iki temsilci gönderdik. Ve Allah, “Sizinle beraberim.” dedi.
Eğer salâtı ikame eder, zekâtı verir, rasullerime iman eder ve onlara yardımcı
olur, böylece Allah’a iyi bir ödünç verirseniz, o zaman elbette kötülüklerinizi
örterim, muhakkak içinden ırmaklar akan Cennetlere koyarım. Bundan sonra,
sizden kim gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, doğru yoldan sapmış olur.
►5-13.
Fakat, anlaşmalarını bozmalarından dolayı onlara lânet ettik
ve
kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri bağlamlarından
kopararak çarpıtıyorlar, öğütlendikleri şeyden nasiplenmeyi unuturlar,
içlerinden çok azı hariç, daima onların hainlik ettiklerini
görürsün.
Yine de vazgeç ve yaptıklarına aldırma. Kuşkusuz Allah,
iyi davrananları sever.
►5-14.
Ve “Biz Hristiyanız.” diyenlerden de söz aldık.
Öğütlendikleri
şeyden nasiplenmeyi unuttular. Biz de kıyamet gününe kadar
aralarına düşmanlık ve kin yerleştirdik. Ve Allah, ne
iş yaptıklarını yakında haber
verecektir.
►5-15.
Ey kitap Ehli! Doğrusu, Kitap’tan gizlediğiniz birçok şeyi
size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen rasulümüz size
geldi. Doğrusu size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap
geldi.
►5-16.
Allah, onunla, rızasına bilerek tâbi olanları esenlik
yollarına
iletir. Onları, izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkartır.
Ve onları
dosdoğru olan yola iletir.
Hamd Her Şeyin Rabbi Allah'a...
-
#Allah #kuran #islam #tevrat #incil #ayet #ayetler #hadis
#sure #ayetullah #holyquran #holytorah #promisedland #israil #israiloğulları
#jew #christ #jesus #jerusalem #kudüs #oku #holyquran #torah #mose #westernwall
8 Aralık 2017 Cuma
Hayırlı Cuma'lar...
Selam üzerinize.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
Allah'a yönelmek, ayetlerinden söz etmek ve dua etmek için yapacağınız Cuma'lar hayırlı olsun.
8 Kasım 2017 Çarşamba
5- Sofra Suresi (Maide) 8.
Maide 8.
Yüce Muksit, Muntekım, Kahhar, Rahim olan Rahman'ın adıyla.
Ey iman edenler!
Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun.
Bir topluma öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah'tan korkun, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Şüphe yok, El Kahhar doğru söyledi.
Yüce Muksit, Muntekım, Kahhar, Rahim olan Rahman'ın adıyla.
Ey iman edenler!
Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun.
Bir topluma öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah'tan korkun, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Şüphe yok, El Kahhar doğru söyledi.
4 Ekim 2017 Çarşamba
66- Yasaklama Suresi (Tahrim) 9.
66-Tahrim 9.
El Kahhar, El Cebbar, Er Rahim, Er Rahman'ın adıyla.
-Ey Peygamber! Küfre sapanlarla ve münafıklarla mücadele et ve onlara karşı sert davran! Varacakları yer cehennemdir onların. Ne kötü dönüş yeridir o!
-Allah doğru söyler.
El Kahhar, El Cebbar, Er Rahim, Er Rahman'ın adıyla.
-Ey Peygamber! Küfre sapanlarla ve münafıklarla mücadele et ve onlara karşı sert davran! Varacakları yer cehennemdir onların. Ne kötü dönüş yeridir o!
-Allah doğru söyler.
3 Temmuz 2017 Pazartesi
25- Ayırt Eden Suresi (Furkan) 52.
Furkan 52.
"El açılıp dua edilecek Tek Veli, din adına, indirdiği Kur'an'dan başka kaynakları reddetmemizi emreden, Rahim olan Rahman'ın adıyla."
-Kafirlere boyun eğme!
Onlara karşı bu Kur'an ile büyük Cihad et!
"Elbette Allah doğru söyler."
"El açılıp dua edilecek Tek Veli, din adına, indirdiği Kur'an'dan başka kaynakları reddetmemizi emreden, Rahim olan Rahman'ın adıyla."
-Kafirlere boyun eğme!
Onlara karşı bu Kur'an ile büyük Cihad et!
"Elbette Allah doğru söyler."
8 Mayıs 2017 Pazartesi
13 Mart 2017 Pazartesi
5-Sofra Suresi (Maide) 8.
Maide 8.
Yüce Muksit, Muntekım, Rahman'ın adıyla.
Ey iman edenler!
Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun.
Bir topluma öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah'tan korkun, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Şüphe yok, El Kahhar doğru söyledi.
Yüce Muksit, Muntekım, Rahman'ın adıyla.
Ey iman edenler!
Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun.
Bir topluma öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah'tan korkun, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Şüphe yok, El Kahhar doğru söyledi.
14 Aralık 2016 Çarşamba
İSLAM'DA MEZHEP YOKTUR!
Kerim Kur'an
6-159 / 41-33.
Alemlerin Efendisi Yüce Rahman, Rahim Allah 'ın adıyla.
O, dinlerini farklılaştıranlar ve yollara ayrılanlarla hiçbir ilgin yoktur. Onların işi Allah 'a kalmıştır. İleride onlara ne yaptıklarını bildirecektir. (En'am 159)
---
Sağlam duruşlu kimdir ?
Sadece Allah 'a çağıran, iyi işler yapan ve
"BEN KESİNLİKLE MÜSLÜMANLARDANIM" diyen.
Elbette Allah doğru söyledi.
6-159 / 41-33.
Alemlerin Efendisi Yüce Rahman, Rahim Allah 'ın adıyla.
O, dinlerini farklılaştıranlar ve yollara ayrılanlarla hiçbir ilgin yoktur. Onların işi Allah 'a kalmıştır. İleride onlara ne yaptıklarını bildirecektir. (En'am 159)
---
Sağlam duruşlu kimdir ?
Sadece Allah 'a çağıran, iyi işler yapan ve
"BEN KESİNLİKLE MÜSLÜMANLARDANIM" diyen.
Elbette Allah doğru söyledi.
12 Aralık 2016 Pazartesi
#Terörü Lanetliyoruz
Kerim Kur'an
5-Sofra Suresi (Maide) 33.
El açılıp dua edilecek Tek Veli, El Kahhar'ın adıyla.
►Allah'ın elçisiyle mücadele edip yeryüzünde bozgunculuk peşinde olanların mutlak cezası; öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının kesilmesidir.
İhtilaf halinde yeryüzünde sürgündür.
Bu, dünyadaki utançlarıdır. Gelecekte onlara daha büyük azap var.
5-Sofra Suresi (Maide) 33.
El açılıp dua edilecek Tek Veli, El Kahhar'ın adıyla.
►Allah'ın elçisiyle mücadele edip yeryüzünde bozgunculuk peşinde olanların mutlak cezası; öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının kesilmesidir.
İhtilaf halinde yeryüzünde sürgündür.
Bu, dünyadaki utançlarıdır. Gelecekte onlara daha büyük azap var.
21 Ekim 2016 Cuma
24 Ağustos 2016 Çarşamba
39-Topluluklar Suresi (Zümer) 11-15.
Zümer 11-15.
Yüce Vedûd, Kahhar, Rahman ve Rahim Allah 'ın adıyla.
De ki: "Dini yalnız ALLAH 'a has kılarak O'na hizmet etmekle emredildim. Ve en ileri derecede Müslüman olmam emredildi."
De ki: "Rabbime karşı gelirsem Büyük Günün azabından korkarım."
De ki: "Dinimi yalnız ALLAH 'a has kılarak O'na hizmet ediyorum. Siz de O 'nun dışında dilediğinize hizmet ediniz."
De ki: "Asıl kaybedenler, ahiret gününde kendilerine ve ailelerine kaybettirenlerdir. Apaçık kayıp budur."
Elbette Allah doğru söyledi.
Yüce Vedûd, Kahhar, Rahman ve Rahim Allah 'ın adıyla.
De ki: "Dini yalnız ALLAH 'a has kılarak O'na hizmet etmekle emredildim. Ve en ileri derecede Müslüman olmam emredildi."
De ki: "Rabbime karşı gelirsem Büyük Günün azabından korkarım."
De ki: "Dinimi yalnız ALLAH 'a has kılarak O'na hizmet ediyorum. Siz de O 'nun dışında dilediğinize hizmet ediniz."
De ki: "Asıl kaybedenler, ahiret gününde kendilerine ve ailelerine kaybettirenlerdir. Apaçık kayıp budur."
Elbette Allah doğru söyledi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















