29 Mart 2021 Pazartesi
27 Mart 2021 Cumartesi
Kandil mesajı
İSLAM'DA KANDİL GÜNLERİ gibi özel arınma günleri YOKTUR!
Beraat Kandili diye uydurulan kurtuluş günü, aynı Miraç Kandili gibi uydurmadan başka bir şey değildir.
►BERAAT GECESİ; YAHUDİLİKTEKİ YOM KİPUR /KEFARET GÜNÜ’NÜN BİZE ADAPTASYONUNDAN İBARETTİR!
Yom Kipur günü, Yahudiler için en kutsal gündür. (Youm=yevm/ gün, Kippur= kefaret demektir.)
Onların kefaret ve tövbe günüdür. Yahudiler genel olarak bu günü 25 saatlik bir oruç ve yoğun olarak dualarla, günün büyük kısmını sinagoglarda geçirirler. Yapılan ibadetler sonucunda Yahudiler günahlarından kurtulurlar / Beraat ederler!
►Yahudi geleneklerine göre, Tanrı, Roş Aşana'da insanların kader kitaplarını açar ve onların durumlarına göre, Yom Kipur'da karar alıp, kader kitaplarını kapatır.
Hristiyanların da İsevi İslam'a sonradan soktuğu YORTU Günlerine karşılık üretilmiş KANDİL (LAMBA) günleri için Allah’ın Kitabı Kur’an’da hiçbir işaret yoktur.
Toplumlar tarafından mübarek kabul edilen bu geceler, Muhammed Nebi’mizin döneminden çok sonra (en erken 350 yıl sonra!) Mısır ve Kudüs’te kutlanmaya başlamış, daha sonra İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır.
Bu kutlamalar İslam’ın bir emri veya bir tavsiyesi değildir.Müslüman toplumlar tarafından ortaya çıkarılmış ve bir “gelenek” haline gelmiştir. Osmanlı padişahlarından II. Selim döneminden itibaren ‘kandil’ adını alan bu geceler Müslümanlar tarafından mirâciye, regâibiye, mevlüt gibi çeşitli etkinliklerle ihya edilmiştir. Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi kültüründen bir şeyler eklemiş ve böylece bu geceler gelenekselleşmiştir.
Böyle uyduruk özel geceler, Nebi Muhammed as. kullanılarak onun üzerinden Allah'ın ayetlerine karşı yapılmış iftiralardır.
►
Rahman'ın ismiyle.
Muhakkak ki Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Her kim Allah’a şirk koşarsa gerçekten çok büyük bir günahla iftira etmiş olur.
(Kerim Kur'an 4-48)
►
Kim bir iyilik yaparsa ona on katı verilir; bir kötülük yapan ise, yalnız onun karşılığı ile cezalandırılacak ve onlara haksızlık edilmeyecektir.
(Kerim Kur'an 6-160)
►
Artık şirkten vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
(Kerim Kur'an 2-192
26 Mart 2021 Cuma
22 Mart 2021 Pazartesi
19 Mart 2021 Cuma
15 Mart 2021 Pazartesi
12 Mart 2021 Cuma
10 Mart 2021 Çarşamba
İslam'la ilgisi olmayan Kandil kavramı
MİRAÇ KANDİLİ VE MİRAÇ OLAYI
İSLAM İLE İLGİSİ OLMAYAN BİR UYDURMADIR!
Selam.
Kur'an'da özel bir mucizesi olmadığı özellikle belirtilen Muhammed Nebimizi diğer peygamberlerle yarıştırıp üstün kılmak isteyen müşrik zihniyetler, ona da bir süper kahramanlık yakıştırarak Miraç olayını uydurmuşlardır. Çünkü mucizesi olmayan Muhammed Nebi'yi kabul etmiyorlardı, muhakkak üstün özellikleri olmalıydı.
Miraç diye nicedir insanlara anlatılagelen ve Nebi Muhammed as.'ın uzayda dolaştığı iddia edilen olay hiçbir zaman olmamış bir masaldır.
Toplumlar tarafından mübarek kabul edilen bu geceler, Muhammed Nebi’mizin döneminden çok sonra (en erken 350 yıl sonra!) Mısır ve Kudüs’te kutlanmaya başlamış, daha sonra İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır.
Bu kutlamalar İslam’ın bir emri veya bir tavsiyesi değildir. Müslüman toplumlar tarafından ortaya çıkarılmış ve bir “gelenek” haline gelmiştir. Osmanlı padişahlarından II. Selim döneminden itibaren ‘kandil’ adını alan bu geceler Müslümanlar tarafından mirâciye, regâibiye, mevlüt gibi çeşitli etkinliklerle ihya edilmiştir. Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi kültüründen bir şeyler eklemiş ve böylece bu geceler gelenekselleşmiştir.
Miraç olayı için delil olarak gösterdikleri İsra Suresi 1. ayete bakalım:
►Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya ►►YÜRÜTEN◄◄ O yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.
Görüldüğü üzere Kur'an bize; semaya uçmak, fırlamak, binek Burak ya da binek RefRef ile kainatı dolaşmak gibi mucizevi bir anlatım değil, "yürümek" eyleminden bahseder.
Hem de bu ayette bir noktadan diğer bir noktaya yürütülen kişi de Muhammed as. değildir.
Allah elçilerden birinden söz etmektedir. Muhtemelen de Musa as İbrahim as. hatta Nuh as. bile olabilir.
Nereden mi anlıyoruz?:
Yukarıdaki İsra Suresi 1. Ayet ile hemen ardından 2. ve 3. ayet konuyu tamamlamaktadır:
1►Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya ►YÜRÜTEN◄ O yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.
2-3► Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailogulları'na doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.
Kur'an'da Allah, Nebi Muhammed'e, insanları şaşırtarak dine ve Allah'a inandıracağı doğaüstü bir mucize verilmediğini şöyle açıklar:
►Bizi, mucizeler göstermekten alıkoyan, daha öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir. (İsra 59)
Buna rağmen, Allah'a ve Nebi'sinin getirdiği dine imanda sorun yaşayan toplumlar, diğer Nebileri kıskanırcasına Muhammed. as a da mucizeler uydurarak ona ve Allah'a iftira üretmişlerdir.
◄Nebi Muhammed as.'a atılan diğer iftiralar şunlardır.►
• Ayı ikiye yarması yalanı.
• Sünnetli doğması yalanı.
• Doğduğu gün dünyada bin yıllık ateşin sönmesi yalanı.
• Göğe kaldırılması, Miraç yalanı.
• Gökyüzünde Allah ile anlaşma yapması yalanı.
• Namazı 5 vakte indirmesi yalanı.
• Ona şefaat yetkisi verildiği yalanı.
• Onun için kainatın yaratıldığı yalanı.
• ve devam eden diğer yalanlar...
İlk defa Malik İbn i Sasa'nın naklettiği rivayetteki anlatılanlara bağlı olarak Müslümanların aldatıldığı, dini duygularının istismar edildiği konulardan biri de yine dine sonradan sokulan Miraç Kandili gecesidir.
Zuhruf Suresinin 84. ayetinde "Göklerdeki ilah O’dur, yerdeki ilah da O’dur. Doğru kararlar veren ve her şeyi bilen O’dur."
ifadeleriyle belirtildiği gibi Yüce Rabbimiz Allah, gökte ve yerde, Kâinatın her zerresinde olduğu halde bu gecede sanki Allah bizden çok uzaklardaymış, ulaşılamaz göklerdeymiş gibi bir inanç ile, Nebimiz Muhammed'in gökyüzüne Allah'ın huzuruna miraca çıkarıldığı ve bundan dolayı da, insanların fıtri yapısında mevcut olan, bir gecede kolay kazanç elde etme zaaflarından yararlanılıp, geceyi çeşitli ritüellerle ihya eden mütedeyyin insanlara da diğer bol ödüllü kandiller gibi miraç adı ile de Cennetin vaat edildiği kutsal bir gece haline getirilmiştir.
Bu kutsallaştırılmış gecede Cennete giden yol, sayılı ve pazarlıklı zikirmatiklerle çekilen tespih zikirleri ile, aslı astarı ve kimin dine soktuğu belli olmayan hezeyanları yerine getirmekle tarif edilmektedir. Bütün bunlar için de bu kaynaklarda, Kur’andaki İsra Suresinin 1. ayetinde özellikle " gece yürüşü " ifadesi ile Necm Suresinin 1 – 18. ayetleri içerisindeki " Sidret i münteha " ifadesi saptırılarak Miraç konusuna delil yapılmaktadır. Sonra da konu allanıp pullanıp, değişik hikâyelerle bir efsaneye ve Muhammed Nebi'nin mucizesine dönüştürülmektedir. Buna bağlı olarak da Ramazan ayındaki Kadir Gecesine benzetilerek, her yıl Recep ayının 27. gecesi de Miraç Kandili olarak kutlanmaktadır.
Bu gecelerde televizyon kanallarında, Camilerde Süleyman Çelebi'nin sevgi abartılarıyla yazdığı küfür ve şirk ile dolu meşhur peygamber methiyesi olan mevlit şiiri okunur, toplumun bir kesimine kendini pek sevdirmiş ve medyadan din üzerinden bol bol para kazanan birtakım ilâhiyat profesörlerince allanarak, pullanarak miraç efsanesi, Peygamberin gökyüzüne nasıl çıktığı, beş vakit namaz farzını Allah'la yaptığı pazarlıklar sonucunda nasıl alıp geldiği, Yunan mitolojisinin kanatlı atlarına benzer şekilde, Allah'ın gönderdiği erkek Burak ve dişi Refref binekleriyle yaptığı uzay yolculuğu, ölmüş olan diğer perygamberlerce gökyüzünün tabakalarında nasıl karşılandığı, küçük çocukları uyutma masalları gibi, Allah'tan korkmadan bir güzel anlatılır.
Gözler de yaşlarla dolar. Telefonlarla kandil ve lamba kutlamaları yapılır, mesajlar çekilir. Kandil simit ve çörekleri dağıtılır. Okunan mevlitlerin ardından uzun uzun dualar ettiren hoca efendilerin ve amin diyenlerin elleri yorulur. Ama bu vesileyle de ekranlarda bu masalları anlatan ünlü ilâhiyatçılar, mevlithanlar, hafızlar nefes hakkı için herhalde güzel paralar kazanırlar. Anlatıldığına göre, Allah’ da bu gece duaları bol bol kabul edecek ve katlamalı olarak sevapları arttıracak ve Cennetin kapılarını ardına kadar açacaktır.
Bu inançlarla yaşatılan ve Kur’anın mealini Türkçe okumaktan uzak tutulan Müslüman kardeşlerimiz de, çoğunlukla Kur’anı kendileri anlayarak okuma çabasında olmadıkları için, her gecenin Allah katında makbul olduğunu, her zaman ve her yerde kabule layık olan duaların kabul edileceğini, sadece bir gece değil, Allah’ın her an anılmasının, ibadetin samimiyetinin, sürekliliğinin gerekliliğini, kandil geceleri denilen bu uydurma ve Allah'a saygısızca icra edilen kutsal gecelerin, Kur’anda, İslam’da ve Peygamberimizin zamanında olmadığını hiçbir zaman öğrenemeyeceklerdir.
Din ve Diyanet sorumlularının da genellikle Kur'anın dışında aldıkları hadis ve rivayet eğitiminin etkisiyle, "Biz teamüllerimizden, atalarımızın bize bıraktığı geleneklerimizden vaz geçemeyiz, bunlar bizim dinimizin zenginlikleridir, insanlarımız bu gecelerle birbirine kaynaşmaktadır." dediklerinden dolayı da yaşananların doğru olup olmadığı sorgulaması hiç bir zaman yapılamayacaktır. Oysa Yüce Rabbimiz, Sad Suresinin 29. ayetinde
“ Sana bu bereketli Kitab’ı ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik. “ diyerek Kur'an öğüdüne dikkat çekmektedir.
Sonuç olarak anlatılan ve yaşanan olayları ile, rivayetlerde geçen ayrıntıları ile Miraç, inanılması ve dinin bir parçası gibi yaşanılması gereken bir gerçek değildir. Ancak toplumda, önce 1570 li yıllarda sokaklarda ve Camilerde kandiller yaktırarak, Osmanlı Padişahı Sarı Selim'in dine soktuğu Kandil geceleri, 1588 yılında Osmanlı Padişahlarından 3. Murat'ın siyasi olarak bu gecelerde Camilerde mevlit okutturması ile, her nasılsa yerleştirilmiş olunan bir gelenektir, dine sonradan sokulan bir yanlıştır.
Kutsal olduğu düşünülerek icra edilen kandil geceleri ve o gecelerde toplu ya da bireysel olarak Allah'a ve öğretilerine aykırı bu gibi şirk içerikleri hareketlerden ve İçindeki küfürlerden Allah’a sığınırız.
Her Müslüman, Kur’anı bizzat kendisi anladığı dilden okumalı, aklını kullanmalı, her rivayete, Din adına her söylenene inanmamalı, mutlaka Kur’an ile sorgulamalıdır. Yüce Kitabımız Kur’anda İbrahim Suresinin 1. ayetinde “ Elif Lam Ra ! Bu Kitap Bizim, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa ve göklerde olan şeyler, yerlerde olan şeyler Kendisinin olan Aziz Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir ışıktır. “ ifadeleriyle belirtilerek, karanlıklardan kurtulmanın, aydınlanmanın yegâne kaynağının Kur’an olduğu anlatılmaktadır. Bu nedenle Allah'a ve Kitabına inanmış, iman etmiş olduğunu söyleyen insanların, kandil, lamba, mum, elektrik gibi dünyanın geçici araçlarının uydurma aydınlığına sığınmaları yerine, Kur'an ile aydınlığına kavuşmaları dileğiyle...
8 Mart 2021 Pazartesi
25- "Farkındalık veren, ayırt eden" Bölümü (Furkan) 21-22.
25. The Criterion (Al-Furqán) 21, 22.
In the Name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.
►Those who do not hope to meet Us for Judgment say:
"Why are not the angels sent down to us, or (why) do we not see our Lord?"
Indeed they have an arrogant conceit of themselves, and mighty is the insolence of their impiety!
The Day they see the angels,- no joy will there be to the sinners that Day. The angels will say:
"There is a barrier forbidden (to you) altogether!"
-










