MİRAÇ KANDİLİ VE MİRAÇ OLAYI
KUR'AN'DA DELİLİ OLMAYAN GELENEKSEL BİR UYDURMADIR.
Selam.
Kur'an'da özel bir mucizesi olmadığı özellikle belirtilen Muhammed Nebimizi diğer peygamberlerle yarıştırıp üstün kılmak isteyen müşrik zihniyetler, ona da bir süper kahramanlık yakıştırarak Miraç olayını hikayeleştirmişlerdir. Çünkü mucizesi olmayan Muhammed Nebi'yi kabul etmiyorlardı, muhakkak üstün özellikleri olmalıydı.
Toplumlar tarafından mübarek kabul edilen bu kandil geceleri, Muhammed Nebi’mizin döneminden çok sonra (en erken 350 yıl sonra!) Mısır ve Kudüs’te kutlanmaya başlamış, daha sonra İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır.
Bu kutlamalar İslam’ın bir emri veya bir tavsiyesi değildir. Müslüman toplumlar tarafından ortaya çıkarılmış ve bir “gelenek” haline gelmiştir. Osmanlı padişahlarından II. Selim döneminden itibaren ‘kandil’ adını alan bu geceler Müslümanlar tarafından mirâciye, regâibiye, mevlüt gibi çeşitli etkinliklerle ihya edilmiştir. Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi kültüründen bir şeyler eklemiş ve böylece bu geceler gelenekselleşmiştir.
Miraç olayı için delil olarak gösterdikleri İsra Suresi 1. ayete bakalım:
►Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya ►►YÜRÜTEN◄◄ O yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.
Görüldüğü üzere Kur'an bize; semaya uçmak, binek Burak ya da binek RefRef ile kainatı dolaşmak gibi mucizevi bir anlatım değil, "yürümek, yürütülmek, gönderilmek, gitmek" anlamları içeren bir eylemden bahseder.





