15 Mayıs 2018 Salı

RAMAZAN, YARASALAR ve UYDURMA TERAVİH


Kainatın Efendisi Er Rahman’ın adıyla. 
►Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, oruç size de farz kılındı.   Umulur ki takva sahibi olursunuz. (Kur’an: 2-183.)
----------
■ 1- VAKİTLERLE OYNAYAN DİYANET VE YARASALAR
---
Her yıl Türkiye 'de Ramazan Ayı gelene kadar normal seyrinde ilerleyen sabah ezan vakitleri (ki o seyir de tam olarak Kuranî değildir.) devam ederken, Ramazan Ayı’nın ilk gününden itibaren, Diyanet tarafından bu vakitler ve özellikle İMSAK vakti ve ezanı nedensiz bir hareketle, 1 saat geri çekilmektedir. Bir gün öncesine kadar sabah vaktine yakın okunan ezanlar gecenin ortasına çekilerek insanlara GECE YARISI SABAH NAMAZI kıldırıp ORUCA BAŞLATMAKTADIRLAR.
----------
Diyanet, Allah'ın ayetlerine (Bakara 187) tam ters düşen bu saçma hareketinden yıllardır vazgeçmemekte ve ayette geçen kelimeleri görmezden gelmektedir.

Bakara 187 ayetinde : 
 Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden SİZCE ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra da geceye kadar oruç tutun.   

 *** Ayette geçen SİZCE kelimesini Diyanet meallerinde bulamazsınız. Oysa orijinal lafızda bu kelime geçmektedir (lekum) ve bu kelime hayati bir önem taşımaktadır.
(... ve kulû veşrabû hattâ yetebeyyene LEKUMul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyâme ilel leyli...) 
 ----------
Hal böyle olunca da Diyanet ve ona uyan tüm insanlar, gece yarısı okunan sabah ezanına uyarak, gece yarısı sabah namazı kılmakta ve yeme içmeyi keserek oruca başlamaktadırlar. İnsanları gün ışığından kaçan yarasalara benzeten bu diyanet sistemini, Kuranî açıdan kabul etmek mümkün değildir. KUR'AN ayetlerine aykırı ibadete hayır!
 ----------
 ----------
■ 2- DAKİKA HESAPLARINA SIKIŞTIRILAN İBADETLER
---
İmsakiye-Namaz Vakitleri çizelgeleri, genel anlamda toplumların yerel farklılıklarda karışıklık yaşamamaları ve bölgelerinin "ortalama" vakitlerini anlayabilme ve bir düzen içinde uygulayabilmeleri için üretilen zaman cetvelleridir.
---
Bizlerin bu çizelgeleri takip ederek, ibadetlerimizi tam da dakikalara uydurma çabası içinde olmamız, hepimizi gereksiz bir sayı takıntısına, ibadetleri hesaplara bağlayan robotik toplum olmaya itmektedir.
--
Bununla birlikte Allah, ister ibadet vakitleri olsun, ister oruç vb. vakitlerle sınırlı ibadetler olsun, ayetleriyle bizleri DAKİKALARA, SANİYELERE zorlayan bir hüküm vermemektedir. O nedenle, etrafta dolaşan ve neredeyse ilçe ve köylere kadar indirgenmiş dakika hesaplı namaz çizelgelerine Allah, Bakara suresi 187 ayetinde net cevap vermektedir.
---**---
Bismillah.
 Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden SİZCE ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra da geceye kadar oruç tutun.  (2-187.)
---**---
İnsanların genel anlamda bulundukları şehrin vakitlerini takip etmeleri tabi ki normal durumdur. Fakat bulundukları köylere kadar dakika hesapları yapmaları işi aşırı sayısalcı bir ibadet anlayışına götürüyor. Öyle ki yanlışlıkla sözüm ona 1 dk erken oruç açan bir kişi, bunu öğrendiğinde kendini suçlu hissediyor ve orucunun olmadığını, kabul görmeyeceğini düşünebiliyor. Bu da toplumlarda dini huzursuzluk ve sorunlara yol açabiliyor.
---**---
--------
 •••KUZEY ÜLKELERİ TOPLUMLARINA ORUÇ ADI ALTINDA 20~22 SAAT EZİYET•••
----
Bir de kuzey ülkeleri meselesi var ki, televizyonlarda bangır bangır;  "NORVEÇ'te 22 saat oruç tutulacak!" diye insanlara korku salınıyor.  Bu tam bir saçmalıktır. Öyle ki Norveç 'te yaşayan müslümanların hatırı sayılır bir kısmı sırf bu tehditkar durum yüzünden oruçtan vazgeçmiş durumda ve gerekçe olarak da "bu coğrafya oruca uygun değil" deniyor.
---**---
Oysa Allah ın oruç emri sadece Güneşin doğuşu ve batışı ile ilgili değildir. Güneşin neredeyse hiç batmadığı bölgelerde yine sabah ve yine akşam vardır ve bu olaylar doğada fiziksel olarak da kendini oldukça net gösterir. Allah 'ın emrettiği oruç, insan hayatı için GÜN BOYU anlamından başka bir şey değildir. Dolayısı ile 22 saat oruç SÖZ KONUSU olamaz.
---***---
Furkan suresi 47. ayette Allah şöyle buyuruyor: 
Geceyi örtü, uykuyu dinlenme ve gündüzü de yeniden hayata başlayış yapan O’dur. 
---**---
Bu ayet sadece aydınlık ve karanlığı tarif etmiyor. Bu ayetle, güneş hiç batmasa ya da hiç doğmasa bile dünyada bütün canlılar için bir akşam ve sabah kavramının olduğunu gösteriyor.
---**---
Dönemsel olarak 22 saat gündüz yaşanan kuzey ülkelerini düşünün. Bu ülkelerde insanlar yine sabah 08:00 civarı iş başı yapıp, akşam muhtelif saatlerde paydos edip evlerine dönebiliyorlar. Aynı insanlar sabah çocuklarını okula götürüp öğlen veya akşam çocuklarını okuldan alabiliyorlar. Günlük hayat HİÇ GÜNEŞ BATMASA ya da DOĞMASA DA devam ediyor.
 ---**---
 ***İş, günlük yaşama, kazanca ve hayatı sürdürmeye gelince insanlar gayet de güzel sabah ve akşamı algılayabiliyor ve düzenlerini buna göre oturtabiliyorken, konu ibadet meselesine gelince hesaplar birden karış(tırıl)ıyor ve birileri çıkıp "burada güneş batmıyor, yandık! 22 saat nasıl oruç tutarız?!" diyebiliyorlar ve bunu da medya ve diyanet gibi kurumlar da destekliyor.
---**---
Oysa sadece doğaya şöyle bir baktığımızda güneş hiç doğmasa ve batmasa bile, seheri, kuşluk vaktini ve o güzel akşam saatlerini kuşlardan ve nice canlılardan anlamak mümkündür.
---**---
Allah salat veya oruç için kimseye dakikaları ve saniyeleri sormaz, insanların niyetini ve Allah ın emrettiği ayetleri aklederek ve tefekkür ederek anlayıp uygulaması önemlidir. 22 saat oruç varmış! 5 dk önceymiş sonraymış” değil, samimi duygularla O'na yönelmektir ibadet. Allah 'a hamdolsun.
-*-*-*-

 ■ 
3- İSLAM’DA TERAVİH NAMAZI YOKTUR! BU UYDURULMUŞ BİR İBADETTİR!
--
Kur’an’da vakitlerle sınırlandırılmış Kıyam-Rüku-Secde yönelmeleri apaçık belirtilmektedir. İncelemek için şu ayetlere bakınız: 
5/6 - 11/114 – 17/78 – 2/238 – 17/79 – 62/9 – 70/23.

Teravih, ‘tervîha’ kelimesinin çoğuludur. Tervîha ise sözlükte ‘istirahat etmek’, ‘dinlenmek’, ‘huzur duymak’, ‘sevinmek’ ve ‘bir işi kolaylaştırmak için nöbetleşe yapmak’ gibi anlamlara gelir. İslam’da hiçbir şekilde yeri olmayan ve sonradan uydurulan bu Teravih isimli namaz, maalesef Muhammed Nebi’nin vefatından 200 yıl sonra uydurulan hadislere bile girememiş, o dönemden çok sonra uydurulmuş bir ezber ibadetidir.
Allah’a yönelerek ibadet etme anlayışının içi boşaltılarak, hiçbir anlamı olmayan ve tamamen ezber hareket ve anlamı bilinmeden okunan Arapça dualarla yapılan bedensen bir ayine dönüştürülmüştür. Üstelik bu yapılırken de, sadece Allah’a yönelik olması gereken salat etme durumuna, Allah’ın yanına Nebi ve Nebi isimleri şirk koşularak Allah’a apaçık isyan edilmektedir.

“Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” (6-38) Ayetine rağmen, Allah teravih namazını Kur’an’da bizlere belirtmeyi eksik mi bıraktı?! Teravih namazını önce vacip diye alıştırarak sonradan da farzmış gibi bir geleneğe çevirme durumu söz konusudur. Oysa Kur’an’da toplu halde ibadet ve istişare anlamına gelen sadece Cem etme (Cuma) durumundan başka hiçbir toplu ibadet şekli yoktur.

Bizler kendi ortamlarımızda elbette dilediğimiz kadar ibadet ve dua ile meşgul olabiliriz, bunda herhangi bir sınır yoktur, hatta en önemlisi de Kur’an ile anladığımız dilden meşgul olmaktır. Allah, yeterli koşullar oluşunca, bütün hayatımız boyunca bizden O’na yönelmemizi, dua etmemizi istiyor. Başkalarının Allah adına uydurduğu ibadetlerden uzak durmamız gerekiyor. 
ÖNEMLİ NOT: ORUÇ BABA TÜRBESİ PİS BİR PUT HALİNDEDİR! ORUÇ BABA TÜRBESİ’NE GİTMEYİN BU ALLAH’A KARŞI APAÇIK KÜFÜRDÜR! BİZ SADECE ALLAH’A MUHTACIZ! Kur’an

35-5: -
Ey insanlar, Allah’ın vaadi şüphesiz gerçektir. Dünya hayatı sizi aldatmasın. Aldatıcı da sizi Allah ile aldatmasın.

☼ Hayırlı Ramazanlar.

►►► Kainatın Efendisi Rahman’ın adıyla.

Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, oruç size de farz kılındı. Umulur ki takva sahibi olursunuz. (Kur’an: 2-183.)

Oruç, sayılı günlerdir. Artık sizden kim hastalanır veya sefere çıkarsa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin, bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (Kur’an 2-184.)

Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur’an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz. (Kur’an: 2-185.)

Kullarım, sana, Ben’i sorarlarsa bilsinler ki Ben, onlara yakınım.Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler ki doğru yola kavuşmuş olsunlar. (Kur’an 2-186.)

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah’ın sizin için takdir ettiği şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden sizce ayırt edilinceye kadar, yiyin için. Sonra da geceye kadar oruç tutun. Eğer mescitlerde itikâftaysanız onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz. (Kur’an 2-187.) 

15 Haziran 2015
Düzenleme 15 Mayıs 2018