27 Şubat 2020 Perşembe

REGAİP KANDİLİ: UYDURMA BİR GÜNDÜR!

-  #Allah #kuran #islam #ayet #ayetler #ayetullah #hadis #hadisler #dua #dualar #kuranayetleri #kandil #kandilinizmübarekolsun #regaip #regaipkandili #miraçkandili #mevlitkandili #kandilyoktur #mevlana #ramazan
REGAİP KANDİLİ:
AHLAKSIZCA UYDURULMUŞ BİR İFTİRADIR!

İslam değil sünni itikatına göre Recep ayında kutlanan Regâip kandili ve bu gecelerin kutlanması gerektiğine dair öne sürülen şeylerin de herhangi bir Kur’anî delili bulunmamaktadır.

► Özellikle tasavvufi eserlerde yer alan, Muhammed Nebi’mizin Regâip gecesinde ana rahmine düştüğü (!), Recep ayının ilk Perşembe günü oruç tutup gecesinde Regâip namazı adıyla bir namaz kılmanın sevap olduğu ve bu gecenin birçok faziletinin bulunduğu yönündeki rivayetlerin hepsi ahlaksızca uydurulmuş iftiralardan ibarettir.
Bu ahlaksız rivayete dikkatle bakıldığında, Muhammed Nebi’mizin ebeveynlerinin çocuk yaptığı güne atıfta bulunulur.

► Bir de halk arasında “üç aylar” olarak bilinen Recep, Şa’ban ve Ramazan ayları hakkında rivayet edilen: “Recep Allah’ın ayıdır, Şa’ban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.” Sözü de Nebi hakkında yapılan ve geçmişi yüz yıllarca eskiye dayanan dedikodu ve iftiradan ibaret sapkın bir uydurmadır.

Ayrıca yine Recep ayının fazileti hakkında: “Kim o ayda şu kadar namaz kılarsa ona şu kadar sevap verilir, kim o ayda istiğfar ederse ona şu kadar ecir verilir.” şeklinde hadis diye rivayet edilen sözlerin hepsi yine gıybetten, uydurma ve sanki Nebi Muhammed söylemiş gibi aktarılan iftiradan ibarettir.

Özellikle Regâip gecesi ile ilgili olarak halk arasında meşhur olan Regâip namazıyla ilgili rivayeti, 1023 (h. 414) yılında vefat eden Ali b. Abdullah b. Cehdâm isimli Mekkeli sûfî bir zatın uydurduğu kaynaklarda belirtilmektedir.

Yine kaynaklarda Regâip gecesiyle ilgili özel ibadet ve kutlamaların hicri 5. yüzyılda Nebi Muhammed’den 400 yıl sonra (miladi 11. yy) ortaya çıktığına ve bu gecenin ilk defa hicri 448 (m. 1056) yılında Kudüs’te, 480 (m. 1087) yılında da Bağdat’ta “kandil” olarak kutlanmaya başladığına dikkat çekilmektedir.

► Tarihi kaynaklar incelendiğinde, büyük bir kısmı Muhammed Nebi, sahâbe ve tâbiîn dönemlerinde Regâip kandilinin bilinmediğini, kandil geceleri kutlanmasının diğer dinlerin tesiriyle ortaya çıktığını, dolayısıyla bu gecede özel bir ibadet yapmanın dinde yeni ibadet icat etmek anlamına geleceği apaçıktır.
İslam dini işte tam da bu Allah yerine kanun koyan, dini gün belirleyen ve “şu gün şu günlerden daha hayırlıdır, dualar ibadetler daha çok sevapla kabul olur.” diyen zihniyetle mücadele etmektedir.

Yalnız Recep ve Şa’bân ayları hakkında bir kaç söz söylenmesi gerekmektedir: Recep ayı “dört haram ay”dan bir tanesidir. Diğerleri Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır. Bu aylarda savaşmak haram kılınmıştır.

► İSLAM'DA 3 AYLAR DİYE ADLANDIRILAN KUTSAL ZAMANLAR YOKTUR.
Bu ve benzeri kutsallaştırılmış zaman dilimleri tamamen geleneksel alışkanlıklar olup, geçmişe dayalı uydurmalardır.
Kur'an'da geçen haram aylar ile ilgili konuların, bu 3 aylar ile ilgisi yoktur.

Ayette geçen haram aylar, savaşmakla ilgili hükümler içermektedir.
Halk arasında üç aylar olarak bilinen aylar ile Kur’an'da geçen haram aylar arasında fark vardır.
Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında savaş yapmak yasak olduğu için bu aylar haram aylar = el-eşhuru’l-hurum olarak adlandırılmıştır.
Ramazan ayı ise haram aylardan değildir. Kur’an’da haram aylardan Tevbe sûresinde bahsedilir:

►►►“Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah’ın katında ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haram (ay)lardır. İşte doğru din budur. O aylar içinde (konulmuş yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve Allah’a ortak koşanlar nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlarla topyekün savaşın ve bilin ki Allah (günahlardan) korunanla beraberdir.
Bu ayda savaşmak için haram ayını başka bir aya ertelemek, küfürde daha ileri gitmektir. İnkar edenler onunla saptırılır. O (haram ayını) bir yıl helal sayarlar, bir yıl haram sayarlar ki, Allah’ın haram kıldığının sayısını çiğneyip, Allah’ın haram kıldığını helâl yapsınlar. Yaptıkları işin kötülüğü kendilerine süslü gösterildi. Allah kâfirler toplumuna yol göstermez. “ (Tevbe, 9/36-37)