►VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLAR
-
Kur’an, Tevrat’ın “Arz-ı Mev’ud” olarak nitelediği toprakları; “şirkten temizlenmiş topraklar” (El’Ard-el’ Mukaddes) olarak nitelendirmektedir. Nasıl ki İbrahim Nebi Kenan topraklarına yerleşerek oranın Tevhid egemenliğine girmesini sağlamışsa Musa Nebi sonrası Yeşu Nebi döneminde de “Kenan”ın ele geçirilip Tevhid’in egemen kılınması ile Yakup Nebi'den sonra şirkin egemen olduğu “Kenan” toprakları yeniden tevhidin egemenliğine girmiştir.
○
Yeşu Nebi sonrası Talut, Davud ve Süleyman Nebi dönemlerinde de tevhidin egemen olduğu topraklar. Daha sonrasında şirke bulanarak zaman zaman gelen resuller yoluyla şirkten arındırılmaya çalışılmıştır.
○
Kur’an, vaat edilmiş toprakları, bereketli topraklar olarak da tanımlamaktadır.
►Kur'an 17-1: “Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm'dan, (barekna havlehu) çevresini bereketli kıldığımız Uzak Mescid'e götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir..”
○
►Kur'an 21-71: “Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler (barekna fiha) verdiğimiz ülkeye(yani, Arz-ı Mukaddes’e)ulaştırdık.
○
►Kur'an 7-137: “Hor görülüp ezilmekte olan o kavmi (yahudileri) de, içini bereketle (barekna fiha) doldurduğumuz yerin doğu taraflarına ve batı taraflarına mirasçı kıldık.
○
Bu ayetlerde geçen "barekna" bereket kelimesinin, o bölgeye gönderilen Nebiler ve yaşadıkları tevhid dönemlerinin hatırasına yönelik kullanılmaktadır.
Bilindiği gibi Nebi'ilerin bir çoğu ve soyları dünyanın bu bölgesi ve çevresinde bulunmuş, mücadele etmiş ve yaşamışlardır.
○
►Kur'an 10-93: Ve israiloğulları’nı hoşlarına gidecek iyi bir yere yerleştirdik. Güzel şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelmesine rağmen, ihtilâfa düştüler. Şüphesiz Rabbin kıyamet günü aralarında, ihtilâfa düştükleri şey hakkında hüküm verecektir.
○
Anlaşıldığı gibi Kur’an, İsrailoğulları ve “Arz-ı Mev’ud” ilişkisini, haritada bir arazi, bir kuru toprak anlayışı olarak değil, inanç ve onun değerlerinin uygulandığı topraklar bazında görmektedir.
○
Kur’an, İsrailoğullarının, Allah’a ve elçisine karşı gelmelerinden örnekler vererek, vaat edilmiş toprakların, yalnızca Allah’a ve elçisine itaat edenlerin hak ettiği yapmaktadır.
Kur’an yeryüzüne Allah’ın iradesini hâkim kılanların egemen olabileceklerini belirttiği ayetlerde, Yahudilerin; ırkçı, dini/millî “Arz-ı Mev’ud” anlayışına tamamen karşı çıkmaktadır.
○
►Kur'an 21-105: Ve gerçek ŞU Kİ, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra, Zebur’da da şöyle yazmıştık: “Şüphesiz yeryüzüne, (faydalı işi en iyi şekilde yapan) iyi kullarım mirasçı olacaktır!”
○
►Kur'an 2-124: “Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti. "Soyumdan da (önderler yap, yâ Rabbi!)" dedi. Allah: Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.”[84]
○
Kur’an’ı Kerim, “Arz-ı Mev’ud”un (vaat edilmiş topraklar) tarihçesi, konumu ve sınırları üzerinde hiç durmamıştır. Bu kavramı “şirkten temizlenmiş topraklar” (El’Ard-el’ Mukaddes) olarak tarif ederek, geçmişte İsrailoğullarına verilen bu nimeti İsrailoğulları'nın değerlendiremediklerini; düştükleri şirk batağı yüzünden, kendilerini tevhide davet eden Nebileri reddetmek ve onları katletmek gibi birçok kötü fiili uyguladıklarına dikkat çekmiştir.
○
Kur’an geçmişte kalmış “Arz-ı Mev’ud” kavramını indiği dönemin iman-küfür mücadelesine örneklik yaparak Küfür tarafında olan Yahudileri uyarmıştır. Yine Kur’an, Yahudilere vaat edilmiş toprağa dönüş veya başka hedefler sunmamış; Kur’an’a tâbi olmalarının kendilerine sunulan yeterli bir nimet olarak görmüştür.
○
Kur’an’ın “Arz-ı Mev’ud/ El’Ard-el’ Mukaddes”ten bahsetmesi “Arz-ı Mev’ud”u yeniden kutsamak ve İsrailoğulları'nın yeniden o bölgenin sahibi olduğunu tescil etmek gayesiyle olmamıştır.
Eğer böyle bir durum olmuş olsa idi; Yahudilere seslenerek, İslam olun, Muhammed’e tabi olun ve gelen vahye uyun, Allah sizi “Arz-ı Mev’ud”a ya da “El’Ard-el’ Mukaddes”e koysun diye apaçık belirtirdi. Zira Kur'an'da toplumlara sesleniş biçiminde biz mecaz, bir kapalılık görülmez, her şey net, herkesin anlayacağı üslupta apaçık ifade edilmektedir.
○
Tüm bu gerçekler ışığında diyebiliriz ki, Kuran’da “El’Ard-el’ Mukaddes / Arz-ı Mev’ud” mefhumu sadece dönemin Yahudilerinin; Tevrat ve İncil’in devamı olan Kur’an’a karşı tutumlarını eleştirmek ve değiştirmek için verilmiş tarihî bir örneklemedir.
------------------------------------
------------------------------------
Kainatın Tek Efendisi Er Rahman, Her Şeyi Gözeten ve Yaptıklarından Haberdar olan El Müheymin, İsyankarların Cezasını Veren El Müntekım, Azamet Sahibi El Cebbar, Her Türlü Kutsama ve Takdise Layık Olan EL Kuddüs'ün adıyla.
►Kerim Kur'an 2-83.
Hani! Bir zaman İsrailoğulları’ndan,
Allah’tan başkasına kulluk etmeyin;
anne ve babaya, öksüzlere, düşkünlere iyilik yapın;
insanlara güzel söz söyleyin, “salatı ikame edin, zekâtı verin”,
diye kesin söz almıştık.
Sonra içinizden pek azınız hariç sözünüzden döndünüz.
Ve sizler hala döneklik yapanlarsınız.
-
Kerim Kur'an 5-12-13-14-15-16.
►5-12:
Doğrusu Allah, İsrailoğulları’ndan kesin söz aldı. Onlardan on
iki temsilci gönderdik. Ve Allah, “Sizinle beraberim.” dedi. Eğer salâtı ikame eder, zekâtı verir, rasullerime iman eder ve onlara yardımcı olur, böylece Allah’a iyi bir ödünç verirseniz, o zaman elbette kötülüklerinizi örterim, muhakkak içinden ırmaklar akan Cennetlere koyarım. Bundan sonra, sizden kim gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, doğru yoldan sapmış olur.
►5-13.
Fakat, anlaşmalarını bozmalarından dolayı onlara lânet ettik ve
kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri bağlamlarından kopararak çarpıtıyorlar, öğütlendikleri şeyden nasiplenmeyi unuturlar,
içlerinden çok azı hariç, daima onların hainlik ettiklerini görürsün.
Yine de vazgeç ve yaptıklarına aldırma. Kuşkusuz Allah,
iyi davrananları sever.
►5-14.
Ve “Biz Hristiyanız.” diyenlerden de söz aldık. Öğütlendikleri
şeyden nasiplenmeyi unuttular. Biz de kıyamet gününe kadar
aralarına düşmanlık ve kin yerleştirdik. Ve Allah, ne iş yaptıklarını yakında haber verecektir.
►5-15.
Ey kitap Ehli! Doğrusu, Kitap’tan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen rasulümüz size
geldi. Doğrusu size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.
►5-16.
Allah, onunla, rızasına bilerek tâbi olanları esenlik yollarına
iletir. Onları, izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkartır. Ve onları
dosdoğru olan yola iletir.
Hamd Her Şeyin Rabbi Allah'a...
