12 Nisan 2021 Pazartesi

Allah'ın işaret ettiği oruç

 

#Allah #kuran #islam #ayet #ayetler #ayetullah #hadis #hadisler #dua #dualar #kuranayetleri #ramazan #oruç #iftar #imsak #imsakiye #ramazan2021
Selam.
Oruç, sadece bütün bir gündüz vakti mideye yemek ve su göndermemek veya “orucu bozan şeyler” diye listeler yazarak onlara uymaya çalışmak değildir. İslam ile zıt olan tasavvufun ürettiği ve yüklemeye çalıştığı birtakım uhrevi manalar aranması gereken bir eylem olmadığı gibi, oruç “açların halinden anlamak” için yapılan bir eylem de değildir. Oruç, Allah’ın emri, öğüdü olduğu için inanmış insanın yapmakla yükümlü olduğu bir ödevdir, bir itaattir. Bu Allah emrini, birtakım duygusal gerekçelere, sosyal iyiliklere ya da sağlık açısından faydalı olduğu bilgileriyle orucun amacını bu sebeplere bağlamak, Allah’ın öğütlerine çok uygun görünmemektedir. Oruç, bizlere sağlık açısından fayda sağlasın, detoks etkisi yapsın, zayıflatsın ya da benzeri sağlık etkileri olsun diye uygulanan bir eylem değildir. Oruç ibadettir. Orucun sadece bu şekilde sınırlandırılmış gerekçelerle ele alınması;  cehaletin ürettiği bedensel ya da sportif bir faaliyetten başka bir şey değildir ve geleneğe uyan insanların çoğu da bunu Allah için yapılan bir ibadet olduğuna inanarak yaparlar. 
Normalde inanmış, samimi bir Müslüman, Ramazan Ayı dışında da her yediği besin ve faydalandığı nimetler için Allah’a teşekkür ve boyun eğiş halindedir. Kendisine, çevresine karşı Allah’ın öğütlediği şekilde yaşamaya çalışandır. Allah’ın kendisine sağladığı imkanlar dahilinde yoksullara yardımda bulunur. Müslüman Ramazan’da da Ramazan Ayı dışında da Allah’ın bu her zaman geçerli olan öğütlerine uyarak yaşar. Ramazan’da ise Allah doğrudan bireylerin kendilerine koyduğu yasaklara da uyma itaatini kararlılıkla göstermekle yükümlüdür. Yoksa oruç amaçlı yasaklanan eylemler dışında Ramazan, diğer aylarda rahat ve bencil yaşayıp Ramazan’da günahlardan arınma ayı değildir. 
Oruç; Kur’anda “oruç” kelimesi olarak zaten geçmemektedir. Kelime olarak Türkçe bir kelime olmadığı gibi Arapça bile değildir. Oruç, Farsça bir kelime olarak Türkçe’ye sonradan girmiş bir kelimedir. Oruç diye bilinen ibadet eylemi Kur’an’da; samn, siyam hali olarak geçer. Bu kelimelerin karşılıkları ise; insanın kendisini ibadetlere daha da yönelterek, dünyaya ve insanlara karşı kendini frenleme halidir. Allah bizlere Kur’an’da oruç diye bildiğimiz konunun geçtiği ayetlerde işte bu eylemi öğütlemektedir.

RAMAZAN ve ORUÇ yani SAVM, SİYAM, SAVMEN durumuna girmek, Allah’a yönelmeyi ibadetlerde sürekliliği, muhtaçlara yardımı sürdürmeyi ve bütün bunlarla birlikte kişisel ihtiyaçlardan olan yeme, içme, cinsellik vb. ihtiyaç ve eylemlerimizi öğütlenen vakitler arasında durdurmayı ve bu şekilde Allah’a yönelimde olduğumuz bir yaşamı AHLAK HALİNE GETİRME çabasıdır.
Oruç aç, susuz kalmak değildir, oruç bir yoga modeli değildir, oruç vücudu dinlendirme amaçlı yapılan biyolojik bir egzersiz bir fayda sağlama eylemi değildir, bir vücut egzersizi, bir diyet çizelgesi değildir. 
Oruç, Allah’a inanmışlara Allah’ın insanlık tarihi boyunca öğütlediği bir O’na yönelim biçimidir. Bu öğüde uyan inanmışlar, kendilerine ve nefislerine karşı oldukça temkinli, çevrelerine karşı duyarlı, merhametli ve yardımsever ve Allah’a karşı da sorumluluklarının tam bilincinde olarak vakitlerle sınırlı kıyam, rüku, secde ibadetlerini de tam anlamıyla yerine getirme çabasında olmak durumundadırlar.
Allah’ın öğütlerinin çoğuna uymayıp, vakitlerle sınırlı olan Allah’ı anma ibadet etmeyerek ve yardımlaşma yapmayarak, sadece oruç tutanlar, insanlara İslam diye sunulan ve aslında İslam olmayan, sahtekarların sunduğu başka bir dine ait olan ve konforlu olduğu için kendilerini teslim ettikleri bir kendini kandırma geleneğini sürdürmektedirler.
Kendilerini inanmış olarak tanıtan bir takım gelenekçi kurum ve topluluklar, Kur’an okumayan, Allah hakkında bilgisi sadece kulaktan duyma olan ama yine de kendine müslüman diyen kalabalık kitlelere kendi geleneklerini İslam diye inandırmaktadırlar.
İşte bu gerçek İslam ile ilgisi olmayan gelenekçi anlayış, Kur’an ile son derece ilgisiz olup da Ramazan gelince oruç tutmaya kalkışan bu insanlara kendi geleneksel anlayışlarını din diye öğretirler. Kur’an’ı neredeyse hiç okumayan, günlük hayatında Allah’a ibadeti hiçbir şekilde dahil etmeyen gelenekçi insanlarda da Ramazan gelince depreşen sahte dini duygularla geleneğin kendilerine ORUÇ diye öğrettiği bu içi boşaltılmış eylemi yerine getirmeye çalışırlar. 
Bu gelenek, bir iyi niyet göstergesi olarak, ikna ettiği insanlara, oruçlu iken kötü söz, dedikodu, kavga vb şeyleri de yapılmasını doğru bulmadığını öğütler.
Oysa gerçek İslam, tüm bunları oruçlu değilken de yapılmasını reddeder. O yüzden ortada dolaştırılan ve adına oruç denilen şey İslam'ın öğütlediği gerçek oruç ile alakası olmayan, aslında içi boşaltılmış müşrik bir dinin uyduruk bir geleneğidir. Bu gelenek “orucu bozan, bozmayan şeyler” diye listeler yaparak, Allah’ın öğrettiği gerçek SAVM eyleminden insanları iyice uzaklaştırırlar. İnsanlar da bunu memnuniyetle kabul ederler.
Oruç, İslam dışı din sahtekarlarının kendini İslam olarak tanıtarak tembel kitleleri bir güzel kandırdığı geleneksel İslam’ın dile getirerek insanları kandırdığı gibi, iftar, sahur ve uykudan ibaret bir ibadet değildir.
Oruç; bir Allah’a yönelme eylemidir, onun yasaklarına itaat biçimidir.

►►►
Kainatın Tek Efendisi Rahman Adı ile.
Kur'an 2- Sığır Bölümü (Bakara) 183.
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Yâ eyyuhe-lleżîne âmenû kutibe ‘aleykumu-►►ssiyâmu◄◄ kemâ kutibe ‘ale-lleżîne min kablikum le’allekum tettekûn(e)
Ey inanmışlar! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, "savm" size de farz kılındı. Umulur ki sadakatli iman sahibi olursunuz.
-
184. Siyam, sayılı günlerdir. Artık sizden kim hastalanır veya sefere çıkarsa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin, bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
185. Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur’an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
186. Kullarım, sana, Ben’i sorarlarsa bilsinler ki Ben, onlara yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler ki doğru yola kavuşmuş olsunlar.
-